MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... komisyoncusu olduğunu, davalı ile 14.03.2007 tarihli sözleşme ile davalıya gösterdiği konutun davalının kızı tarafından satın alındığını,davalının tellallık ücretini ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 8250 YTL üzerinden takibin devamına karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar 2009/10259-2010/673
bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olmasıda şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Nevarki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasında “Davacının inkar tazminatı isteğinin reddine ” ilişkin cümlenin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ davacının tazminat talebi yönünden“kabul edilen asıl alacak toplamı üzerinden %40 oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine“ cümlesi yazılarak kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılan 474.40 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 27.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.