MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının kendileri aleyhine icra takibi yaptığını, oysaki icra takibine dayanak olan faturalarda belirtilen inşaat malzemelerini davalıdan satın ve teslim almadıklarını, malı teslim aldığı iddia edilen kişiyide tanımadıklarını belirterek, icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir.
Davalı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaat yapan davacılara inşaat malzemesi sattığını ve teslim ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı İsmail Yıldırım'ın davalıdan malzemeleri teslim aldığının ispatlandığı gerekçesiyle davacılar ... ve Yusuf Ziya Demir'in davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin %40'ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı İsmail Yıldırım'ın davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı İsmail Yıldırım ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K'nun 72/5.maddesi uyarınca alacaklı olarak icra takibinde bulunan kişi aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksızlığının yanısıra icra takibinin de kötüneyetli olarak yapılması gerekir. Bir başka değişle icra takibinin kötüniyete dayalı olduğunun ıspatlanamaması halinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olay incelendiğinde davalının kötüniyetli olarak icra takibi yaptığının iddia ve ispat edilmediği dosyaya bu husustada belge sunulmadığı anlaşılmakta olup, mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacı İsmail Yıldırım'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; icra takibine dayanak yapılan ve davalı tarafından düzenlenen faturalarda inşaat malzemelerini alan şahıs olarak İsa Alaiye İsimli şahsın imzasının bulunduğu, İsmail Yıldırım'ın malzemeleri teslim aldığına dair herhangi bir yazılı delilin dosyaya ibraz edilmediği ve davacı İsmail'inde İsa Alaiye isimli şahsı tanımadığını belirttiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkar edilmesi halinde fatura düzenlemesi, fatura kapsamında bulunan malların teslim edildiğini göstermez. Teslim olgusunun yazılı belge ile ispatlanması gerekir. Davalı, davacı İsmail'e fatura konusu malları teslim ettiğini yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ne varki davalı ve sair delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığından, davalının davasını ispat zımnında davacı İsamil'e yemin yönetme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemenin değinilen bu yöneleri gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın (2) numaralı bent uyarınca davalı, (3) numaralı bent uyarıncada davacı İsmail yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.