MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... geldi, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalının muhtelif tarihlerde krediler kullandığını, bu kredilerden doğan borcunu ödemediğini, aleyhine yapılan icra takibine de itiraz ettiğini bildirip, itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı, davacı bankadan aldığı kredilerin tüketici kredisi olduğunu,görevli mahkemenin Tüketici mahkemeleri olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davalı borçlunun davacı bankaya toplam 103.784,61 TL borcunun bulunduğundan davanın kabulü ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinde, kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada "Alışverişe konu olan taşınır eşyayı..." mal, "Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi" tüketici, "mevzuatları gereği tüketicilere, nakit kredi vermeye yetkili olan banka, Özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerini"kredi veren olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 10. maddesi gereğince, "Tüketici kredisi,tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir." Bu Yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır" hükmüyle, kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde, davalı tüketicinin davalı kredi verenden 03.09.2003 ve 20.10.2004 tarihlerinde tüketici kredileri aldığı ve bu kredilerin geri ödemesiyle ilgili uyuşmazlık bulunduğu, anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, sözü edilen yasanın 23. maddesi hükmü gereğince, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 31.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.