MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 18.08.2006 tarihinde 350.000 İsviçre Frangı. Üzerinden 10 yıl vadeli konut kredisi kullandıklarını ,2007 yılı Ağustos ayında yaptıkları ara ödeme sonucu kalan 250.000 İsviçre Frangı üzerinden 48 ay vadeli yeni bir sözleşme yaparak aylık 5958 İ.Frangı karşılığı 6.000 YTL ödeme yapmakta iken yaşanan ekonomik kriz nedeniyle dövizde artış olduğunu bu aylık ödemenin 9.000 YTL çıktığını edimler arasındaki dengenin aleyhlerine bozulduğunu,işlem temelinin çöktüğünü bu nedenlerle dövize endeksli bireysel kredi sözleşmesinin uyarlanmasını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın Bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Yargılama giderleri HUMK 417.maddesi gereğince davada haksız çıkan tarafa yükleneceği hükme bağlanmış olup,haksız çıkan taraf yargılama giderlerinden olan vekalet ücretini (HUMK 423/6)ödemeye mahkum edilir. Mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre davalı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.Dava değerinin belirlenmesinde; Öncelikle dava tarihi itibariyle geçerli İsviçre Frangı döviz kuru üzerinden davacının,dava tarihi itibariyle ödemesi gereken kalan taksit
2009/10771-2010/637
miktarı göz önüne alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak miktar ile Davacının uyarlama isteği davacıya açıklattırılarak, davacının uyarlama talep ettiği miktar üzerinden,dava tarihi itibariyle kalan taksit miktarı göz önüne alınarak yapılacak hesaplama sonucu belirlenecek miktar arasındaki farkın dava değeri kabul edilerek,bu dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir iken yazılı şekilde vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 26.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.