MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, dava dışı .... isimli şahsa ait taşınmazı satın almak için ... vekili olarak hareket ettiğini bildiren davalı emlakçı ile sözleşme yaparak davalıya 20.000 YTL cayma akçesi verdiklerini, kredi kullanmak için bankaya müracat ettiklerinde de binanın projeye aykırı yapılması nedeniyle hakkında yıkım kararı bulunduğunun öğrendiklerini öte yandan ...'nin ölü olmasına rağmen davalının ... vekili olduğunu bildirerek sözleşme yaptığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, ödedikleri bedelin tahsili için yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, paranın komisyon ücreti olarak değil, pey akçesi olarak verildiğini ve ... mirasçısı ... 'ye ödediği, sözleşmenin ... adına yapılmasının sonuca etkili olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ... 'nin sözleşmeden önce vefat ettiği bina hakkında yıkım kararıda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; İ.İ.K'nun 67/2 maddesi uyarınca, alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, açılan davada itirazın iptaline karar verilmesi, eş deyişle davacı alacaklının haklı çıkması asıl koşuldur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan bu yasal kurallar ışığında dava konusu olay değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 436/2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının 1 numaralı bendinde yer alan (yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatı tayinine yer olmadığına) cümlesinin karardan çıkartılarak yerine aynen (yasal koşullar oluştuğundan itiraz edilen asıl alacak miktarının %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 863.00 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın davacıya iadesine, 16.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.