MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararına karşı itiraz davasının yapılan yargılaması sonucu davanın reddine dair verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı için 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na aykırı olarak 30.00 YTL kart ücreti alındığını, bu kartın iadesi için ... İl Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğunu ancak talebinin haksız olarak reddedildiğini belirterek, ... İl Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 12.3.2008 tarihli ve 2008/095 sayılı kararın iptaline, 30.00 YTL kart aidatının iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki kredi kartı üyelik sözleşmesinin 10.maddesi gereğince davalının kart ücreti isteyebileceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükmün kanun yararına bozulması istenilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen kredi kartları üyelik sözleşmesi gereği davacıya kredi kartı verildiği, sözleşmenin 10.maddesinde, kredi kartı için kart ücreti ve yıllık üyelik ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığı,davacıdan sözleşmenin bu hükmüne göre 30.00 YTL yıllık kart ücreti kesildiği, davanın bu ücretin iadesi için talepte bulunması üzerine ... Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 12.3.2008 tarih ve 2008/095 sayılı kararı ile talebin reddine karar verdiği, davacının bu karara karşı itiraz etmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 15.6.2008 tarih ve 2008/280-402 sayılı kararıyla sözleşmenin
10.maddesinde yıllık kart ücreti alınacağının kararlaştırıldığı gerekçeksiyle davanın reddine karar verildiği ve kararın kesin olduğu dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları kanununun sözleşme şekli genel işlem şartları başlıklı 6. bölümdeki 24. maddesinin 1. fıkrası "Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur." hükmünü, aynı maddenin 4. fırkasının son cümlesi "Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez." hükmünü getirmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ... " hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır" hükmü getirilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde kart kullanıcısından kart kullanım ücretinin alınacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici aleyhine olan ve tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davalı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı olarak kredi kartı kullanıcısı davacıdan ücret istemesi olanaklı değildir.
Bu durumda yasaya aykırı olan ... İl Tüketici Sorunları HakemHeyetinin 12.3.2008 tarih 2008/095 sayılı kararının iptali istemi ile açılan davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK. 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma talebinin kabulü ile hükmün sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy