MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının damadı olduğunu, davalıya borç olarak 36.500 Euro havale yaptığını, müteaddit defalar istemesine rağmen geri ödemediğini ileri sürerek, 36.500Euro karşılığı olarak 62.962TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıdan borç almadığını, havale edilen paranın kendi parası olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının tanık dinlenmesine muvafakat etmediği,davacının da yemin teklif etmeyeceğini bildirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya borç verdiğini, ancak, geri ödenmediğini ileri sürerek 62.962TL’nin davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacıdan borç para almadığını, havale edilen paranın kendi parası olduğunu savunmuş, mahkemece davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Kural olarak HUMK’nun 288. maddesi gereğince uyuşmazlığın miktarı itibariyle dava tanıkla ispat olunamaz. Ne var ki davacı ve davalı kayınpeder-damat olup, HUMK.nun 293/1 maddesi gereğince olayda tanık dinlenilebilir. Öyle olunca mahkemece, tarafların gösterdiği tanıklar dinlenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy