MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, trafik kazası sonucu hasarlanan iki adet aracının kasko sigortası bedellerinin tahsili için davalı ... ’ya vekalet verdiğini, davalı ...’nin de avukat olan diğer davalıya vekalet vermek suretiyle sigorta şirketinden dava ve icra yolu ile tahsilat yaptıkları halde, bedelin tarafına verilmediğini iddia ederek 50.680,00 Ytl’nin 15.3.2005 Tarihinden itibaren işleyecek değişken yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalılar, ..., yetki itirazında bulunarak, tamirci olduğunu, davacının hasarlanan araçlarının tamiri için kendisine bırakıldığını,tamir ücretinin kasko sigortasınca ödenmesi hususunda anlaştıklarını ve bu bedelin sigortadan tahsili için davacının kendisine vekalet verdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... ise davanın husumetten reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, genel yetki kuralı gereğince davalının ikametinin ... olduğu belirtilerek yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak HUMK 9.maddesi gereği her dava açıldığı tarihteki davalının ikametgahı mahkemesinde açılmalıdır. Ancak HUMK 10. maddesince sözleşmeden doğan davalarda akdin ifa edileceği yer mahkemesinde açılacak davada yetkilidir. Bu bağlamda B.K. 73.maddesine göre para alacağı aksi kararlaştırılmamış ise alacaklının ikametgahında ödenmesi gerekir. Bu yetki kuralının ancak niza konusu olmayan sözleşmeden doğan alacak davalarında uygulanacağına 2009/137-6159
dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmeye ve HUMK 10 ve BK 73/1 maddesine göre alacaklının ikametgahında dava açılabilir. Dairemizin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir. Mahkemece işin esasına girilerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy