(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davaya konu yeri 15.05.2007 tarihli kira kontratı ile 1 yıllığına kiraladığını, sözleşmeye göre kira bedelinin yılsonunda ödeneceği hususunda anlaştıklarını, davaya konu yerde restoran açarak yaz sezonunda işlettiğini, davalının ekim ayı ortalarında kendisini arayarak işyerini boşaltmasını aksi halde kendisinin boşaltacağını söylediğini, kendisinin bu teklifi kabul etmediğini, ancak Marmaris'te olduğu bir sırada işyerindeki eşyaların davalı tarafından alındığını ve anahtarının değiştirilerek kiralık levhasının asıldığını gördüğünü, davalı tarafından kira bedelinin ödenmemesi halinde eşyaların iade edilmeyeceğinin kendisine söylendiğini, eşyaların alınması nedeniyle 57.000 YTL ve işyerini çalıştıramadığı için 20.000 YTL zararının olduğunu ileri sürerek bu zararının faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, sezonun sönük geçmesi ve iş yapamaması nedeniyle davacının işyerini kapatarak Marmaris'e gittiğini, kendisine işyerine satılık levhası asmasını ve satarak parasını almasını söylediğini, daha sonra işyerini su basması nedeniyle davacıyı aradığını davacının çilingirle kapıyı açarak suyu boşaltmasını söylediğini, heyet huzurunda işyerini açarak suyu boşalttığını, kilidin kırılması nedeniyle kilidini değiştirdiğini, işyerindeki eşyaları koruma altına aldığını ve elektriklerin kesilmesi nedeniyle dolaptaki eşyaların koku yaptığını, davacının işyerini kapatması ve sezon sonu olması nedeniyle bir kazanç kaybının olmadığını, davacının kira bedeli ve elektrik parasını ödemediğini, alacağa hükmedilmesi halinde takas ve mahsup taleplerinin olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın Reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, işyerini Geçici olarak kapatarak ayrılması nedeniyle davalının davaya konu yerdeki eşyaları kendisinin izni olmadan tahliye etmesi ve bu sebeple işyerini çalıştıramaması nedeniyle oluşan zararının tazminini talep etmiştir. Davaya konu yere ilişkin taraflar arasında düzenlenen 15.05.2007 tarihli kira sözleşmesi hususi şartlar bölümünde kira bedelinin yılsonunda ödeneceği kararlaştırılmış, davalı kira müddeti sona ermeden ve kira bedelinin muacceliyet şartları oluşmadan işyerindeki eşyaları tahliye etmiş olup, kira bedelinin muacceliyet şartları oluşsa dahi bu durum davalıya, davacıya ait eşyaları tahliye etme ve bir başka yerde muhafaza etme hakkını vermez. Davalı işyerini su basması nedeniyle davacının talimatı doğrultusunda işyerini tahliye ettiğini savunmuş ise de bu savunmasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece davacının eşyalarının davalıya teslim edilmediği ve davacının işyerini çalıştıramadığı dikkate alınarak gerekli araştırma yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak dava davacı ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 07.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy