MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 15 nolu parseldeki 1 nolu dükkanı 4.5.1994 tarihinde satın alıp tapu devrinin verildiğini, daha sonra davalı satıcının hukuki ehliyeti olmadığı gerekçesi ile 30.1.2008 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile satış işleminin iptaline karar verildiğini, davalının hukuki ehliyetinin olmadığını bilmediğini kaba inşaat halinde satın aldığı dükkanı sıva, boya, kapı, pencere vs. yaptırdığını ileri sürerek, dükkanın rayiç değerinden şimdilik 35.000 TL.nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vasisi, davacının akıl hastalığından yararlanarak hiçbir bedel ödemeden taşınmazı devir aldığını, yapılan satışın geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı ...'nin akıl zayıflığı nedeni ile 30.6.1972 tarihinde vesayet altına alındığı , davalının vesayet altında olduğu dönemde davalıya ait tapulu taşınmazın 4.5.1994 tarihinde 3500 TL bedel karşılığı davacı ya tapudan satıldığı, ancak vasisi eliyle 30.12.1999 tarihinde açılan 2009/14089-2010/5170
tapu iptali ve tescil davası ile davalının satışın yapıldığı tarihte hukuki ehliyeti olmaması nedeniyle geçersiz satış işleminin iptaline karar verildiği ve kararın 30.1.2008 tarihinde yargıtayca onanarak kesinleştiği hususları dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, taraflar arasında da ihtilafsızdır. Davacı geçersiz sayılan ve iptal edilen bu satış nedeniyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Davalının hukuki işlem ehliyetinin olmaması nedeniyle satış işlemi MK'nun l5.maddesi hükmü uyarınca geçersizdir. Bu takdirde geçersiz sayılan satış işlemi nedeniyle verilenlerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talep edilebilir. Davacı davalının kısıtlı olduğunu bilmediğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu savunmuş ise, bu husus sonuca etkili değildir. Bu nedenle davacının iddia ettiği ödenen satış bedeli ile yaptırdığını beyan ettiği iyileştirme giderlerinin ayrı ayrı araştırılarak belirlenmesi ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde rayiç bedele karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy