(2004 S. K. m. 50, 67) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de çağrı kağıdı gideri ödenmediğinden bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya şirketin yaptırdığı okul inşaatına harcanmak üzere pek çok avans gönderildiğini, kapatılmayan avanslar nedeni ile icra takibi yapıldığını davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirketin davalı aleyhine İstanbul 6. İcra Dairesi'nde 25.10.2007 tarihinde yaptığı icra takibine itirazında, davalı; yetkili İcra Dairesi'nin Ayvalık olduğunu bildirmiş, davalının yetki itirazı davacıya 21.11.2007 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı da İcra Müdürlüğü'ne 6.11.2008 tarihinde dosyanın Ayvalık İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yetki itirazı üzerine takibin yetkili icra dairesinde devam edilebilmesi için alacaklı tarafın İİK'nun 50. maddesinin HMUK'nun yetkiye ilişkin maddelerine yapmış olduğu yollama nedeni ile takibin durmasından itibaren yetki itirazı kabul ediliyorsa 10 gün içinde müracaat etmesi gerektiğinden bu süre içinde müracaat edilmediğinden sonraki takibin önceki takibin devamı olmadığından ortada geçerli bir icra takibi bulunmaması nedeni ile dava reddedilmiştir.
HUMKnun 193. maddesi görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacı tarafından karşı tarafa görevli ve yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunluluğunu getirmiştir. Aynı maddenin 3 fıkrada ise karara karşı temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay'ın onama kararının tebliğ edildiği tarihten başlayarak 10 gün içerisinde yeniden dilekçe verilmesi veya çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerektiğine değinilmiştir. Görülüyor ki yasanın bu maddesi mahkemelerce verilen görevsizlik ya da yetkisizlik kararlarının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi veya temyiz edilmesi halinde Yargıtay'ın onama kararının tebliği hallerinde aynı yasanın son fıkrasının uygulanacağını hükme bağlamıştır. İcra dairelerince yetki itirazı üzerine yetkili icra dairesince yeni ödeme emri gönderilmesi hallerinde HUMK'nun 193. maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. İtiraza tabi olan zamanaşımı süresi içinde alacaklı tarafından her türlü icra işleminin yapılmasına yasal bir engel bulunmadığından, değinilen bu yönün göz ardı edilmesi sonucu uygulama olanağı bulunmayan yasa maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde reddine, 15.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy