MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, açtığı asıl ve birleşen davalar ile davalıların murisinden 29.4.1991 tarihli harici sözleşme ile tapulu taşınmaz satın aldığını bedelini ödediğini, davalıların taşınmazları dava dışı üçüncü şahıslara sattığını belirterek ödediği bedelin denkleştirici adalet hükümlerine göre tahsilini isteminde bulunmuş, 11.7.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile 34.274,38 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalılar zamanaşımı itirazında bulunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davaların murisi ile haricen düzenlenen 29.4.1991 tarihli sözleşme ile tapulu taşınmazı satın aldığını, taşınmazın bilahare dava dışı üçüncü şahsa satıldığından, ödediği bedelin denkleştirici adalet hükümlerine göre tahsili isteminde bulunmuş, davalılar zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (MK md.706, BK md 213, Tapu kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu md 60) O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Taraflar arasında harici de olsa bir sözleşme olduğundan B.K 125 maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Sözleşme tarihi olan 29.4.1991 ile dava tarihi olan 18.7.2006 tarihi arasında 10 yıllık süre geçtiği anlaşılmaktadır ancak zilyetlik devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeyeceği açıktır. Öyle olunca satış protokolünde zilyetliğin devri ile ilgili bir açıklama bulunmadığına göre tarafların delilleri toplanarak zilyetliğin devredilip edilmediği edilmiş ise zamanaşımının işlemeyeceği, edilmemiş ise davanın zamanaşımına uğradığı kabul edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 1,6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.