MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30.7.1992 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalılara ait taşınmazı satın aldığını, davalıların sözleşmenin feshi için açtığı dava sonucunda sözleşmenin feshedildiğini, ödediği paranın iade edilmediğini ileri sürerek ödediği bedelin dava tarihi itibariyle 263.466,06 YTL olduğunun tespiti ile tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiş, açtığı karşı dava ile işgal tazminatı, ürün kaybı, kuyu bedeli vs için 10.000,00 YTL’ nin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden davacı ve davalının ödendiği konusunda mutabık kaldıkları 2.560,00 YTL nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince, bilirkişi tarafından hesaplanan ve dava tarihinde ulaştığı değer olan 153.496,96 YTL’nin tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2009/1461-9829
2-Davalıların tapu ile malik olduğu taşınmaz hisselerini Noterden düzenlenen 30.7.1992 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satmayı vaad etmiş olup, taraflar arasında yapılan bu sözleşme geçerlidir. Geçerli sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle davacı taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği tarihteki rayiç değerini isteyebilir. Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/179 esas 1996/177 karar sayılı ilamı ile davalıların açtığı sözleşmenin feshi davasının kabul edildiği, sözleşmenin feshedilerek kararın 7.7.1997 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla bu tarihte sözleşmenin ifası imkansız hale gelmiştir. Mahkemece taşınmaz üzerinde keşif yapılarak taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği, sözleşmenin feshi davasının kesinleştiği tarih itibariyle satışa konu taşınmazın rayiç değeri bilirkişi marifetiyle belirlenip, davacının ödediği bedelin bu miktara oranlanarak belirlenecek miktarındavalıların kazanılmış hakkıda gözetilerek, davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.