MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı firmadan 18.01.2006 tarihinde sıfır km. araç satın aldığını, ancak araçta 3 yıllık ... süresi içerisinde motor arızası, şanzıman arızası gibi önemli arızalar meydana geldiğini, aracın motorunun değiştiğini, serviste her seferinde tamirat yapıldığını belirterek aracın davalıya iadesi ile araç için ödediği bedel ile aracı kullanamadığı süreler için fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 500 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, araç için ödediği bedel ile aracı kullanamadığı sürelere ilişkin maddi kaybı olarak 500 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece, aracın davalıya iadesi ile araç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Dava konusu aracın halen davacının uhdesinde ve kullanımında olduğu uyuşmazlık konusu olmadığı gibi bu husus mahkemenin de kabulündedir. Öyle olunca, satış bedeline aracın davalıya iade edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmetmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 436/2.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün üçüncü bendindeki (dava) sözcüğünün hükümden çıkarılmasına yerine aynen (aracın davalıya iade ) sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.592.00 TL temyiz harcının iadesine, 20.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.