(4721 S. K. m. 683)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, 31.08.2005 günlü düzenleme biçiminde yapılan satış vaadi sözleşmesi ile kendisine ilişkin taşınmazı 60.000-TL bedelle davalıya sattığını, 10.000-TLnin peşin ödendiğini, bakiye bedelin ise 30.09.2005 gününde ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen ödenmediğini, davalının halen taşınmazda oturduğunu ileri sürerek bakiye bedelin ödenmemesi sebebiyle davalının taşınmaza müdahalesinin menini istemiş, birleşen davada ise sözleşmenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmenin feshedilmediğini, taşınmazın içine birçok masraf yaptığını, elektrik, su ve vergi borçlarını ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, satış bedelinin ödenmeyen kısmının depo edilmesi için davalıya kesin süre verilmiş, davalı tarafından 50.000-TL.nın bankaya yatırıldığına dair dekontun mahkemeye sunulması üzerine asıl ve birleşen davaların reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmaz mala ait satış vaadi sözleşmesi gereğince, bakiye satış bedelinin ödenmemesi sebebiyle müdahalenin meni ve sözleşmenin feshi talebine ilişkindir. Taraflar arasında noterde düzenlenen 31.08.2005 günlü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince davacı, taşınmazını 60.000-TL bedel karşılığı davalıya satmayı vaat etmiştir. Satış bedelinin 10.000-TLsi davalı tarafından peşin ödenmiş, bakiye 50.000-TL.nın ise 30.09.2005 gününde ödenmesi ile birlikte alıcıya ferağ takriri verilmesi kararlaştırılmıştır. 25.07.2006 dava tarihi itibariyle borç bakiyesinin henüz ödenmediği davalı tarafında kabulündedir.
Her dava, açıldığı tarihteki koşullara göre incelenip karara bağlanır. Dava açıldıktan sonraki gelişmeler sonuca etkili değildir. Sözleşmede davalı tarafça ödenmesi kararlaştırılan ancak dava açıldıktan sonra mahkemece verilen mehil üzerine, bakiye satış bedelinin depo edilmiş olması sebebiyle mahkemece davalının yükümlülüğünü yerine getirdiği kabul edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir.
Mahkemece, dava tarihi itibariyle tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüğü yerine getirip getirmediği toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, davalıya bakiye satış bedeli depo ettirilerek yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istem halinde iadesine, 18.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy