MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıdan bağımsız bölüm satın aldığını, satış bedeli olarak 13.000,00-YTL’yi 13.08.2002 tarihinde davalının Türkiye ... Bankasındaki hesabına yatırdığını, ancak davalının eşi ... ’nın mirasçıları tarafından açılan tapu iptal tescil davası sonunda; tapu kaydının mirasçıların hissesi oranında iptal edildiğini, ödediği paranın iade edilmediğini ileri sürerek, 13.000,00- YTL’nın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının aynı konudaki talebinin ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.01.2008 tarih, 2006/624 Esas, 2008/21 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile reddine karar verildiğini savunarak, davanın kesin hüküm nedeniyle, aksi halde esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının taşınmazı satın alacak alım gücünün bulunmadığı, satış işleminin muvazaalı olduğu ve bu satış nedeniyle davalının eline para geçmediği gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün, davalının aşağıdaki bentin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dosya arasına getirilen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/624 Esas, 2008/21 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının, davalıdan satın aldığı bağımsız bölümün bedeli olarak ödediğini öne sürdüğü 13.000,00-YTL’nin tahsili için ... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1609 Esas sayılı dosyasıyla takip başlattığı, davalının bu takibe itirazı üzerine davacının ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesine 25.12.2006 tarihinde itirazın iptali davası açtığı, iddianın kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, ret kararının temyiz edilmeksizin 07.04.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere, eldeki davaya konu olan uyuşmazlık daha önce açılmış bulunan itirazın iptali davasında kesin hükümle çözümlenmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın, daha önce kesin hüküm ile çözümlenmiş olması dava şartlarındandır. Davanın dinlenme olanağını ortadan kaldırır. Kesin hüküm teşkil eden husus artık yeni bir dava konusu yapılamaz. 07.04.2008 tarihinde kesinleşen, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2008 tarih, 2006/624 Esas,2008/21 Karar sayılı ilamı, eldeki bu davaya kesin hüküm oluşturur. O halde, mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün onanmasına karar verilmesi HUMK.nun 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının bütün, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesinin düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1,60 TL. kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, 1.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.