(4077 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 18.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
T.C.
ANKARA
2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
E: 2008/354
K: 2009/252
DAVA: AYIPLI MAL
DAVA TARİHİ: 19.08.2009
KARAR TARİHİ: 28.04.2009
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin satıcı firmadan 2 adet yün el dokuması halı aldığını ve 1.500.00 TL ödediğini ve halının yalnızca beyaz sabun ve arap sabunu kullanılarak soğuk su ile yıkanacağının söylendiğini, ancak satın aldıktan 10 ay sonra yıkama talimatına uymasına rağmen halıların boyaları akıp renginin solduğunu, bu durumu satıcıya bildirdiklerinde hoş olmayan davranış ile karşılaştıklarını, bu nedenle ürünün ayıplı olduğunu belirterek ödediği 1.500.00 TL. nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber tahsilini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle halının kullanıcı hatası ile bu sonucun meydana geldiğini, yün el dokuma halılarının elde yıkanmayacağını, kullanma talimatına davacının uymadığını, bu nedenle haksız davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, satın alınan ürünün ayıplı çıktığından bahisle bedel iadesi istemedir.
Dava konusu halının davacı tarafça davalı satıcı firmadan 16.08.2007 tarihinde 1.500.00 TL bedel ile alındığı dosyaya sunulan satıcı firmaya ait kart ve kaşeli belgeden anlaşılmış, bu şekilde sözleşme bedelinin 1.500.00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı taraf gerek satıcı sıfatına, gerekse satım bedeline herhangi bir itiraz etmemiş, bu durumda uyuşmazlık halıların kullanıcı hatası sonrasında renk bozukluğuna neden olup olmadığı noktasındadır.
Dava konusu ürün üzerinde konusunda uzman bilirkişi Doç. Dr. Aysen S. dan bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi 24.12.2008 tarihli raporunda, söz konusu halıların, kullanma, yıkama hatası olmadığını, halılarda etiketlenmenin yeterli olmayıp bu şekilde satıcının kusurlu olduğu ve yine dava konusu halıların üretimden kaynaklı bir neden ile yıkama sonucunda boya akması ve solma olduğu bildirilmiştir.
Davacı taraf rapora itiraz etmemiş, ancak davalı taraf rapora itiraz etmesi üzerine, konusunda uzman Prof. Dr. Halide Sarıoğlu'na ürünler teslim edilmiş ve 09.03.2009 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur.
Bilirkişi raporunda da belirttiği üzere, halının Sürtünme Haslığı ve Afinitesi düşük, kalitesiz, boyar madde kullanılarak yıkama ve fiksaj gibi bitim işlemi uygulanmadan üretilmiş olduğu, halılarda kullanma - yıkama hatası bulunmadığı, halılarda yeterince etiketlenmenin yapılmadığını bildirmiştir.
Dava konusu üründe kullanıcı hatası olmadığı her iki bilirkişi raporuyla da tespit edilmiştir. Buna göre, dava konusu her iki halının 4077 Sayılı Yasanın 4. maddesinde tanımlanan Etiketinde nitelik ve niceliğine aykırı ve tüketicinin beklediği faydayı azaltan ekonomik eksiklik olduğu bu durumda ürünün ayıplı olduğu kabul edilmiştir.
Davacı taraf üründeki bu ayıbı 4077 Sayılı Yasanın 4/2. maddesinde belirtilen yasal süre içinde ihbar ettiği, buna göre üründeki ayıbın yıkama sonucu ortaya çıkan Gizli Ayıp olduğu, gizli ayıbı da davacı tüketicinin ayıbın ortaya çıkması sonrasında derhal satıcı firmaya bildirdiği, ancak satıcı firmanın tüketicinin şikayetini çözmediği kabul edilmiştir.
Davacı tarafın ödeme tarihinden itibaren faiz istemi ise dava tarihinden olmak üzere kabul edilmiştir. Ürünün kullanılamaz hale geldiği tarih olarak dava tarihi olarak kabul edilmiş, her ne kadar ürün davacı uhdesinde kalmış ise de bu dönemde halının solmuş ve ayıplı olması nedeniyle ürünün tam olarak davacı tarafça kullanılamadığı kabul edilerek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının davasının KABULÜNE,
2- Dava konusu ürün için ödenen 1.500.00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3- Dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,
4- Davaya konu ayıplı ürünün karşılıklı ifa kuralları gereğince satıcı firmaya TESLİMİNE,
5- Alınması gereken 81,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6- Davacı tarafından yapılan bilirkişi + posta gideri olmak üzere toplam 165,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktiren 250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden, itibaren 15 gün içerisinde temyiz edilmesi halinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28.04.2009 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy