MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... adına kayıtlı olan meskeni 2006 Aralık ayında davalı şirket adına davalı ... ile 2007 Mart başında teslim edilmek üzere 50.000,00 YTL bedel karşılığı, yarısı peşin, yarısı konut kredisi ile ödenmek üzere satın almak için anlaşıldığını, ancak taşınmaz inşaat halinde diye bankadan konut kredisi alamadığını, kendisi ve arkadaşı adına bireysel krediler çekip üst kısmı için eşinin altınlarını bozdurduğunu, toplam 44.323,80 YTL ödediğini, ancak tapuda davalıların 70.000,00 YTL istediklerini, sonrasında zararı karşılamaları koşulu ile satımdan vazgeçtiğini ancak ihtara rağmen zararının karşılanmadığını ileri sürerek fazlasının saklı tutup 6.500,00 YTL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar şirketin satımla ilgisinin olmadığını, satım bedelinin 70.000,00 YTL olduğunu ancak kendilerine 24.300,00 YTL ödendiğini, satımdan vazgeçilince 26.500 YTL olarak paranın geri verildiğini ve ihtirazi kayıtsız alındığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, kur farkı, kira bedelleri ile kredi faizleri gözetilerek hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne, 6.500,00 YTL nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalılar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı haricen yapılan taşınmaz satış sözleşmesinden cayılması nedeniyle iade edilen bedelden dolayı zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Ne var ki davada dayanılan tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşme, resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. (MK. 706,BK.213, TK. 26.md) Davacı geçersiz sözleşmeye dayanarak edimin ifa edilmemesinden dolayı uğradığı zararı isteyemez. Davacı ancak geçersiz sözleşme nedeniyle 2007 yılı içinde davalıya ödediği bedellerin ifanın imkansız hale geldiği yani satımdan cayılıp paranın iade edildiği tarih itibarı ile ulaşacağı alım gücünü denkleştirici adalet ilkesi uyarınca isteyebilir. Hal böyle olunca mahkemece enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalamaları alınmak suretiyle davacının ödediği bedelin iade tarihinde ulaşacağı alım gücünün bulunması ve iade edilen kısmın bundan mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalıların sair temyiz taleplerinin reddine, 2. bent gereği temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.