MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın feragat nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalı adına gleen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan bir daire satın aldığını, kendisinden şerefiye bedeli ve maliyet artışı adı altında sözleşmeye aykırı olarak fazladan ücret talep edildiğini, bu isteğin yasal dayanağının bulunmadığını ileri sürerek, toplam 600.000.000 TL borçlu olmadığının tespitine ve haksız tahsil edilen miktarların borcundan takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine, 100.000.000 TL vekalet ücretinin KDV ile birlikte davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bakanlar Kurulunun Toplu Konut İdaresince satılan konutlarda maliyet artışı yansıtılan konut alıcılarının taksitlerinin ve borç bakiyelerinin 2005 yılının birinci altı aylık dönem başlangıcına kadar sabitlenmesine ilişkin 2002/4702 sayılı kararnamesine ek 28.8.2002 günlü kararnamesinde özetle, ilgililerin bu kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay içerisinde müracaat etmeleri ve bu konuda dava açmış olanların davadan feragat etmeleri şartıyla borç bakiyesi ve taksit tutarlarının 2005 yılının birinci altı aylık dönem başlangıcına kadar sabitleneceği hükmü getirilmiştir. Davacı, bahsedilen kararnameden faydalanmak maksadı ile 21.11.2002 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiş, mahkemece de feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu ihtilafı çözmek için çıkarılan kararnameden faydalanmak amacıyla açılan davalardan feragat edilmesi şartı öngörüldüğünden, bu amaçla feragat eden davacının, davalı tarafa vekalet ücreti ödemekle sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde davacı aleyhine ücreti vekalete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı bölümünün 3.bendinde bulunan (davalı taraf yararına tayin ve takdir edilen 100.000.000 TL vekalet ücretinin KDV si ile birlikte davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine) sözlerinin karardan çıkarılarak, yerine (Davalı yararına ücreti vekalet takdirine yer olmadığına) sözlerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının iadesine, 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.