MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... Tic. A.Ş. Vekili avukat ... ve davalı Toki vekil iavukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalının yüklenici olduğu, ... B.böıüm C-3 D 13 Halkalı konutlarının satışa sunulduğunu, 1.07.2004 tarihinde davalıdan tapuda satın aldığını, 19.07.2006 tarihinde konuta yerleştiğini,ancak konutta yapısal eksiklikler ve kusurlar bulunduğunu, keşide edilen ihtarnameye rağmen giderilmediğini ileri sürerek gizli ayıplar nedeni ile davalı şirketten satın aldığı taşınmazda oluşan değer kaybı nedeni ile satış bedelinden 50.000 ,00 YTL indirim yapılmasını, ayıplı konut nedeni ile yaşadığı olumsuzluklar sonucu 10.000,00 YTL manevi tazmina tın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı yüklenici olduğunu, tapudaki satış işleminde satıcı konumunda olmayıp vekil olarak satışı gerçekleştirdiğini, konutların asıl sahibi olan Başbakanlık Toplu konut idaresinin vekili olarak hareket ettiğini savunarak husumet itirazında bulunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya satış yapan davalının Başbakanlık Toplu Konut İdaresine vekaleten bu yeri sattığından, 2009/2081-11830
davacının bağımsız bölümlerdeki ayıplı eksikliklerden doğan tazminat taleplerini kendi akidine karşı ileri sürebileceğinden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı şirket tarafından üretilip davacıya satılan binadaki ayıp nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davalı yüklenicinin dava dışı TOKİ ye aralarındaki sözleşme uyarınca vekaleten bu yeri sattığı, asıl arsa sahibinin TOKİ olduğunu davacının ancak akidinden tazminat isteyebileceğini, davalıya husumet düşmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, davalının imalatçı- üretici sıfatı ile sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Dosya içerisinde bul unan 31.10.2003 tarihli davalı şirket ile TOKİ arasında yapılan sözleşmede de davalı şirketin yüklenici olarak konutları ürettiği anlaşılmaktadır. İmalatçı-üretici kavramı ve sorumluluğu 4077 Sayılı Yasa'nın 3.ve 4.maddelerinde düzenlenmiştir. Hal böyle olunca, imalatçı-üretici durumunda bulunan davalıya husumet yöneltilebilir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerekirken ,yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 21.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy