MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının avukat olduğunu, dava dışı ...’dan çeke dayalı 21.000,00 YTL’lik alacağının tahsili için vekalet verdiğini, davalının icra takibine başladığını, 2002 yılı ocak ayında işlemlere devam etmemesini isteyerek yeni bir vekil tayın ettiğini, borçlunun gayrimenkulune haciz konularak satış aşamasına getirdiğinde, borçlu tarafından İcra Mahkemesine açılan dava sonucunda, icra takibinin çekler için geçerli 6 aylık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle durdurulduğunu, durdurulma nedeninin davalının görevini ifa ederken gerekli mesleki özeni göstermemesi olduğunu , bu nedenle zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.000,00 YTL lik maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1.569,50 YTL’nin 7.12.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, avukat olan davalının kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır. Davalı, davacının vekili olarak başlattığı icra takibinin 6 ay süre ile takipsiz bırakılması nedeniyle icra takibinin geri bırakılmasına karar verilmesi sonucu uğradığı zararın tahsilini istemiş, davalı zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, gayrimenkul üzerinde öncelikli hacizler bulunması nedeniyle hacizli gayrimenkulün satılması halinde dahi davacının alacağına kavuşamayacağını, bu nedenle zarardan bahsedilemeyeceğini ancak satış için yapılan masrafları istenebileceğini belirterek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dava dışı borçlunun talebi ile icra mahkemesince 26.4.2005 tarihinde zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği bu kararın 12.7.2005 tarihinde kesinleştiği, böylece davacının zararını en geç bu tarihte öğrendiğinin kabulü gerektiği açıktır. Avukatlık Kanunu 40. maddesinde “... sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileri sürülen tazminat istekleri, bu hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde zararı doğuran olaydan itibaren beş yıl geçmekle düşer.” hükmü bulunmaktadır. Dava 07.12.2007 tarihinde açıldığına ve davalı süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğuna, göre bir yıllık zamanaşımı süresinden sonra dava açılması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek almadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 1.60 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 29.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.