MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, müdürlüğünü yaptığı şirketin piyasada bulunan çeklerinin davalı tarafından toplandığını, şirketin ödemede zorluk çekmesi nedeniyle davalı ile protokol yaptıklarını , çeklerin bedeline aylık %5 faiz işletilecek şekilde kendisinin keşideci, yeğeni ... lehtar göstermek suretiyle sorumlu tutularak toplam bedelleri 180.000,00 YTl olan senetler verdiğini, senet bedelleri ödendiğinde çeklerin iade edileceğinin kararlaştırıldığını, bedeller ödenince protokola yazılan 19.1.2007 keşide tarihli 14.500 YTl bedelli çekin daha önce iptal edilen çek olduğunu fark ettiğini, bu çekin davalıda olmadığı halde protokole çekin kendisindeymiş gibi yazılmak suretiyle bedelinin tahsil edildiğini, davalının elinde olmayan bir çeki elindeymiş gibi göstermek suretiyle kendilerini ödemeye zorlayarak, ödedikleri bu çek bedelin faizi ile ödenmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu çekin kendilerinde olmadığını, protokol yapıldığı zamanda kendilerinde olmadığını, protokole bağlanan bedelin sadece protokoldeki çek bedelleri ile ilgili olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının elinde bulunan şirketine ait çeklerin, ödeme güçlüğü nedeniyle ödenemediğinden, davalı ile ödeme konusunda protokol yapmak suretiyle ödemelerini yaptığını, ancak davalı uhdesinde olmayıp daha önce mahkeme kararı ile iptal edilen 14.500,00 YTL bedelli çek bedelini de ödediğini bu çekin zor durumlarından yararlanılarak çek kendisindeymiş gibi protokole dahil edildiğini, bu nedenle ödemek zorunda kaldığı bu çek bedelinin faizi ile tahsili istemi ile eldeki davayı açmış, davalı ise protokolün sadece çekler için yapılmadığını, dava konusu çekin ise kendilerinde olmadığını savunmuştur. Mahkemece davacının iddiasını kanıtlar tarzda delil sunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında yapılan 17.4.2007 tarihli protokole göre davacı tarafından toplam senede bağlanan 180.000,00 YTL bedelli senetlerin ödenmesi halinde, davacının şirketinin keşidecisi olan çeklerin davacıya iade edileceği belirtilmiştir. Dava konusu çekin iade edilmediği gibi davalının uhdesine hiçbir zaman geçmediği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Öyle olunca ödeme protokolüne bağlanıp ödeme sonunda iade edileceği belirtilen dava konusu çekin ödeme protokolünde açıkça belirtildiğine göre bu miktarın protokolde ödenmesi gereken miktar belirtilirken hesaba katılmadığı hususu tarafların imzalarını inkar etmediklerinden kabul etmek imkansızdır. Bu durumda bu çek bedelinin protokoldeki ödeme miktarından ayrı olup dahil olmadığının ispat külfeti davalıya aittir. Mahkemece ispat yükünün ters çevrilerek davacıya yükletilmesi doğru değildir. Davalı savunmasını ibraz ettiği delillerle kanıtlayamamıştır. Ne varki, davalı delil listesinde açıkca yemin deliline de dayandığından, davalıya savunmasını ispat için yemin teklif hakkı hatırlatılarak, soncuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 8.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.