MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı, davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... ve vekili avukat .... ile davacı ... ve vekili avukat ... 'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara ait işyerini 1.11.1996 başlangıç tarihli kira kontratı ile kiraladığını, davalıların şifahi talebi ile 27.10.2002 tahliye ettiğini, anahtarı teslim ederek 17.11.2002 tarihli telgraf ile tahliyeyi bildirdiğini, bu tarihte teslim alıp hasar tespiti yaptıklarını, buna rağmen tahliye tarihinden sonraki dönemler için kira alacaklarının tahsili yönünden başlatılan icra takipleri nedeniyle, mecuru tahliye ettiği halde kira bedellerini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 9.740,00 YTL’nin, 18.10.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile 15.925.13 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, tahliyeden haberdar olmadığını, anahtarın taraflarına verilmediğini, üçüncü kişilere kullandırarak bedelini aldığını, tek taraflı feshin mümkün olmadığını, kira dönemi sonuna kadar kira alacağının doğduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiş.
Mahkemece, davanın kabulü ile 15.925.14 YTL’nin 26.9.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiş.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı ile davalı arasındaki kira kontratının 1.11.2002 tarihi itibariyle bir yıl süre ile yenilendiği ve mecurun 17.12.2002 tarihinde tahliye edildiği taraflar arasında görülen ... 6. Asliye Hukuk mahkemesinin 2003/421 Esas 2005/55 Karar sayılı dosyası ile kesinleştiği anlaşılmış olup mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Öyle olunca davalı taşınmazı kiraya vereceği makul süre için kira bedeli isteyebilir. Mahkemece 17.12.2002 tarihinden itibaren belirlenecek taşınmazın kiraya verilmesi için gerekli olan makul sürenin ve bu süreye ilişkin kira bedelinin tespiti ile davacının alacağından indirilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-Mahkemece, davacının ödeme tarihlerinin araştırılarak ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 860.00 TL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine ve yine peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.