MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan daire satın aldığını, davalının maliyet artışı ve şerefiye bedeli istediğini öne sürerek davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece 21.05.2003 tarihinde verilen karar henüz kesinleşmeden ,davacı 29.9.2003 tarihli dilekçeyi vererek davadan feragat ettiğini bildirmiş,yine davacı 12.12.2008 tarihli temyiz dilekçesi ile davadan feragat ettiği halde henüz bir kararın verilmediğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.Bu durumda mahkemece davadan feragat hakkında karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre bu aşamada davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün bozulmasına, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy