MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kurumla aralarında ilaç alım-satım sözleşmesi bulunduğunu, teftiş raporu gerekçe gösterilerek usulsüz düzenlenen reçetelerin kuruma fatura edilmesi fiilinden dolayı sözleşmenin askıya alındığını, işlemin doğru olmadığını, ceza soruşturmasının takipsizlik kararı ile sonuçlandığını, bir kısım faturaların ödenmediğini, olumlu ve olumsuz zararı oluştuğunu ileri sürerek sözleşmenin haksız olarak askıya alındığının tespitine, muarazanın giderilmesine, olumlu ve olumsuz zararının tespiti ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan işlemin yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, taraflar arasında düzenlenen 2005 tarihli sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak askıya alındığının tespitine, sözleşmenin askıya alınmasına dair muaraza ve müdahalenin men’ine, sözleşmenin askıya alınmasına ilişkin işlemin iptaline, sözleşmenin eski hale getirilmek suretiyle devamına,10.210YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yoksun kalınan kar mahrumiyetine ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece verilen ilk kararın temyizi üzerine, Dairemizce 06.12.2007 tarihinde hükmün bozulmasından sonra yapılan yargılama sırasında, davacı 10.03.2008 havale tarihli dilekçesi ile dava miktarını ıslah suretiyle alacak talebini 5.110-YTL artırmış ve mahkemece ıslah edilen miktar esas alınarak davacının tüm alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa, HUMK’nun 83. maddesi ve 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Islah edilen miktar yönünden davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy