MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı ile yaptığı 29.12.2004 tarihli satış sözleşmesi ile 8 parsel sayılı taşınmaza yapılacak binadan bağımsız bir bölümün satışının vaat edildiğini,30.000 Dolar peşin para ödediği halde, davalının arsa sahiplerinden olan hakkını alıp taşınmazın tapusunu vermediğini bildirerek tescil ve tazminat talepli davasını bilahare ıslah ile davalı ... yönünden 90.000 YTL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ... ortağı ve temsilcisi olduğu dava dışı şirketin arsa sahipleri olan diğer davalılarla yaptığı kat karşılığı sözleşme gereği kendisine verilecek taşınmazın satışını vaat ettiğini, ancak kendisine taşınmaz verilmediğini, ödenen bedelin iadesini teklif ettiği halde davacının fahiş rakamlar talep ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece arsa sahipleri yönünden bir talep olmadığından haklarında karar verilmesine yer olmadığına,davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalı ... ile yaptığı satış sözleşmesi uyarınca taşınmazın tapusunun verilmediğinden taşınmazın tescilini olmadığı takdirde zararının tahsili için eldeki davayı açmıştır.Yargılama sırasında davacı 3,5 yıl sonra ödediği 30.000 Dolar peşinatın geri ödendiğini bildirmiş, herhangi bir tarih vermemiştir. Peşinat 29.12.2004 tarihli sözleşme ile verildiğine göre iadenin dava açıldıktan sonra yapıldığının kabulü gerekir.Davacı peşinatı geri aldıktan sonra davasını ıslah ederek satış tarihi ile dava tarihindeki daire rayiç bedeli olarak 90.000 YTL tazminatın tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme resmi olarak yapılmadığı için geçersizdir.Buna göre taraflar aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile yükümlüdür. Davacı geçersiz sözleşme nedeniyle taşınmazın tescili ve rayiç değerin tahsilini talep edemez.Yine geçersiz sözleşme nedeniyle davalı, ödenen 30.000 Dolar peşinatın iadesi ile yükümlüdür. Dava sırasında davalının iade ile yükümlü olduğu peşinat da iade edildiğine göre davalı ... yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davanın açılmasına da davacı sebep olmadığından davacı aleyhine yargılama giderleri ve ücreti vekalet verilememesi gerekirken yazılı şekilde davacının yargılama gideri ve ücreti vekalet ile sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.