MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı ... İnşaat Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile S.S ... Konut Yapı Kooperatifi arasında 15.05.2004 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeyle yükleniciye bırakılması kararlaştırılan 11 nolu dairenin 30.10.2004 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile kendisine satıldığını, bir kısım ödemeleri yaptığını ancak inşaatın bitirilip dairenin teslim edilmediğini ileri sürerek, davalı yedindeki senetlerden dolayı borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiş, birleşen dava ile de, yüklenicisi ile olan temlik sözleşmesinden dolayı davalı ... Şirketine münasip bir süre verilerek bu süre içinde daireyi teslim etmesi, teslim etmemesi halinde ise, inşaatın ikmal ettirilip zararın kendisinden tahsil edileceğinin ihtar edilmesi ve kendisinin davalı kooperatife ortak kaydedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davadaki kooperatife üye kaydına ilişkin talebin tefriki ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, diğer talebin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı ... Şirketinin kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle kendisine düşen 11 nolu daireyi sattığını belirterek, bu davayı açmıştır. Davacı, davalılar arasındaki sözleşme hükümlerine dayanarak bu davayı açmıştır. Davacı, hem kooperatif üyeliğine karar verilmesini, hem de davalı ... Limited Şirketine inşaatı tamamlayıp daireyi teslim etmesi hususunda ihtar gönderilmesini ve borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. İki dava arasında HUMK'nun 45/son maddesinde belirtildiği gibi, davaların aynı sebepten doğması ve biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek şekilde olması nedeniyle bağ 2009/2844-9209
vardır. Bu nedenle iki davanın birlikte görülmesi gerekir. Zira kooperatif üyeliğinin tespiti hakkında verilecek karar, davacının diğer talebini etkilemektedir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99.maddesi uyarınca «bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır» hükmünü getirmiştir.Yasanın anılan hükmüne göre ticari davalardan amaç; ortağı ile kooperatif veya kooperatif ile ortağı arasındaki hukuk davalarıdır. Zira, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklığının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını ... gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan kooperatif ile kanun ve ana sözleşmeye göre kooperatife ortak olanlar arasındaki düzenlemeler yapılmıştır. Somut olayda, davacı davalı kooperatifin ortağı olmadığından, davacı ile kooperatif arasındaki ilişkinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun uygulanması suretiyle çözümü ve aralarındaki davanın ticari dava sayılması olanaklı değildir.
Kooperatifle diğer davalı şirket arasındaki 15.05.2004 günlü arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan şahsi hakkın yüklenici tarafından davacıya temlik edilmesi de, davacı ile kooperatif arasındaki uyuşmazlığa 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun uygulanmasını gerektirmez.
Buna rağmen kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi yanlıştır. Zira özel görevli mahkeme olan Tüketici Mahkemesinde, her iki davanın görülmesi gerekir. Mahkemece, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'ya iadesine, 2.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.