MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dedesi murisi ...'in 23.10.2000 tarihli vekaletname ile davalıyı vekil tayin ettiğini, davalınında bu vekaletname ile dedesi murisine ait daireleri 27.5.2003 tarihinde dava dışı şahıslara satarak bedellerini aldığını, ancak bu parayı murisine ödemediğini, murisin 14.2.2005 tarihinde vefat ettiğini, davalının kendisine ait miras payına isabet eden miktarı ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 6.000 Tl'nin tahsilini istemiştir.
Davalı, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ölüme bağlı tasarruflar ile tenkis isteminin murisin ölümünden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava edilmediği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davada, davalının muristen aldığı vekaletname ile murise ait taşınmazları satması sonucu elde ettiği bedeli murise vermediğini ileri sürerek, miras payına isabet eden miktarın tahsini istemiştir. Olayda mahkeme gerekçesinde belirtilen ölüme bağlı tasarruf ile tenkis talebi bulunmamaktadır. Davacının talebi davalının vekalet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle darelerin satış bedelinden kaynaklanan miktardan payına düşenin tahsiline yöneliktir. Bir başka deyişle davacı vekalet akdinden kaynaklanan alacak isteminde bulunmaktadır. Davalının 27.5.2003 tarihinde murise ait taşınmazları sattığı ve davanında 12.2.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Vekalet aktindeden kaynaklanan
2009/3005-10539
alacak istemleri 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, somut olayda taşınmazların satış tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürede geçmediği için zamanaşımı süresinin dolduğuna kabule olanak bulunmamaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken olaya uyğun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yakarına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.