MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1 parsel numaralı taşınmazın 660 m2'lik kısmını satın aldığını ve alacak çeşitli nedenlerle davalı adına tescil ettirdiğini, davalı ile aralarında düzenledikleri sözleşme ile taşınmazın kiraya verilmesi halinde alınacak kiranın yarısının kendisine ait olacağının kararlaştırıldığını, davalının 5 yıldır kiracılardan aldığı kiradan kendisine ödeme yapmadığın belirterek, 2002 yılının kontrat başlangıcından 2006 yılı aralık ayı dahil ödenmesi gereken kiradan fazlasını saklı tutarak 6000 YTL'nin tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ilede 42.100 YTL talep etmiştir.
Davalı, taşınmazın bedelini kendisinin ödediğini, taşınmazın atıl vaziyette bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiş, birleşen davasında ise taşınmazın imar ve ihyası için haradığı paradan davacının hissesine isabet eden 40.000 dolardan şimdilik 5000 doların tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada davacının mülkiyet hakkına dayanmasına rağmen henüz malik olmadığı için talepte bulunamayacağı, birleşen davada ise davalı-karşı davacının malik olması nedeniyle kendi taşınmazında yaptığı faydalı giderleri isteyemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı ...'nun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı-karşı davalı ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde; taraflar arasında düzenlenen 12.12.2000 tarihli ortaklık sözleşmesinde taşınmazın tapuda davalı-karşı davacı adına olmasına rağmen gerçek maliklerinin davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı olduğu... Davalı-karşı davacı ...'in tapu kendi uhdesinde iken kiralama gibi hukuki bir tasarrufta bulunması halinde alınan bedelin yarısını diğer ortağa vermek zorunda bulunduğu kararlaştırılmıştır. Davacı-karşı davalı taşınmazın davalı-karşı davacı tarafından kiraya verildiği halde kira bedelinin yarısının kendine ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Taşınmazın tapu kaydındaki malik davalı dahi olsa taşınmazın kira getirisinin paylaşımı ile ilgili böyle bir kararlaştırma hukuki sonuç doğurur ve tarafları bağlar Böyle olunca Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve ayasay aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı-karşı davacının tüm temyiz itirizlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.