MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalıların murislerinden tapulu 5 sayılı parseli tapu harici sözleşme ile 26.2.1990 tarihinde satın aldığını,imar ve ihya ederek kullandığını, ancak tapuyu alamadığı gibi imar uygulaması sonucu davalılar ve başkaları adına tescil edildiğini,tapu iptal davasının reddedildiğini bildirerek satış bedeli ve yaptığı masrafların bugünkü alım gücü değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece satış bedelinin dava tarihi itibarıyla denkleştirilerek tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalıların murisleri adına tapulu taşınmazın davacıya 26.2.1990 tarihinde satılarak zilyetliğinin teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.634, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler.Mahkemece satış bedelinin dava tarihi itibarıyla denkleştirilmesine ilişkin bilirkişi raporu
2009/3439-9258
alınmış, ancak davacının elde ettiği yada etmesi gerektiği ürün bedeli ile yapı kullanma bedeli adı altında davacının taşınmazı kullanma bedeli olarak hesaplanan kısmın mahsubu ile bakiyenin tahsiline karar verilmiştir.Taraflar arasındaki tapu harici satış geçersiz olup taraflar birbirlerine verdiklerini iade ile yükümlüdür.Davalıların iade yükümlülüğü ödenen satış bedelinin denkleştirilmiş bedeline ilişkindir.Ancak denkleştirilmiş bu satış bedelinden davacının taşınmazı kullanma bedeli adı altında bir mahsup yapılamaz.Zira davalılarda 1990 yılında aldıkları satış bedelini malvarlıklarına geçirerek kullanmışlar ve iade tarihine kadar da semereleri ile birlikte kullanmaya devam etmektedirler.Bu nedenle taşınmaz için kullanma bedeli takdir edilmeyeceği gibi satış bedeli içinde faiz hesaplanarak mahsubunun yapılmasına imkan yoktur.Aksi takdirde taraflardan birinin sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verilmiş olur.Mahkemece kullanma bedeli mahsup edilmeksizin denkleştirilen satış bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy