MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...’ın müteahhit, diğer davalının da ...’nın kefili olduğunu, ...’nın yaptığı inşaattan bir adet daireyi 18.10.95 tarihli sözleşme ile kendisine sattığını, 1999 yılında eksik bir şekilde teslim ettiğini, eksiklikleri kendisinin tamamlayıp oturmaya başladığını, daha sonra ...’nın arsa sahipleriyle anlaşıp, kendisine satılan dairenin de içinde bulunduğu binayı 2006 yılında üçüncü şahsa sattığını, ileri sürerek daire satış bedeli olarak ödediği 1.050 YTL nın, yaptığı faydalı imalat bedeli tutarı olan 3.950 YTL nın ve daire raiç değeri olan 15.000 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., davanın reddini dilemiş; diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, davacının 400 YTL dışında ödeme yaptığını ispat edemediği gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle ödenen 400 YTL ve yapılan imalat bedeli olan 3.643 YTL nın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin yasaca geçerli kabul edilen bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı ..., dava dışı arsa sahipleri ile aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmelerini haricen düzenlemiştir Düzenlenen bu sözleşmeler geçersiz olup, bunlara bağlı olarak düzenlenen ve davada delil olarak dayanılan 18.10.2005 tarihli harici sözleşmede geçersizdir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece bu konuda bir ara kararı verilerek davaya Asliye Hukuk Mahkemesi niteliği ile bakılması gerekirken gerekirken yazılı şekilde Tüketici Mahkemesi niteliği ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte gösterilen nedenle kararın BOZULMASINA, 2.bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.