MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü
KARAR
Davacı avukat olduğunu, davalı ile 22.10.2007 ve 31.10.2007 tarihli iki ayrı avukatlık ücret sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereği şufa davası açtığını, kambiyo senedine ilişkin olarak önce ihtiyati haciz kararı aldığını, bu kararı da ... 3.icra Müdürlüğünün 200/604 esası ile takibe koyarak daha sonra takibi icrai hacze çevirdiğini, dava açıldıktan sonra davalının karşı tarafla anlaşarak davadan feragat ettiğini, kendisinin vekalet ücretini ödemediğini, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile icra takibi ve şufa davaları için anlaştığını, davadan feragatin davacının rızası dahilinde yapıldığını, vekil müvekkil münasebetinden doğan ihtilaflarda dava açılmadan önce baro Hakem Kuruluna gidilmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; taraflar arasında iki adet yazılı ücret sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşmelerde, ödenecek vekalet ücretinin toplam 16.000,00 YTL olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu 2009/3737-9599
gibi, taraflar arasında da çekişme konusu değildir. Mahkemece, söz konusu ücret sözleşmelerindeki toplam miktarın 16.000,00 YTL olduğu halde, 14.000,00 YTL olarak kabulü ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İ.İ.K.'nun 67/2 maddesi uyarınca borçlunun icra takibine itiraz etmesi sonucu açılan itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ve alacağın likit ve muayyen olması halinde alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Bahsedilen bu tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun kötü niyetli olması gerekmez. Alacağın likit ve muayyen olması ve icra takibine itirazın iptaline karar verilmiş bulunması yeterlidir. Dava konusu olay değerlendirildiğinde davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakta olup, mahkemece bu talebin reddine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 15,60 peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 438,00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 8.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.