MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki takibin taliki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 12.8.2000 tarihinde davalılardan haricen satın aldığı aracın devri verilmediği gibi, kayıt malikinin borcu nedeni ile de elinden alındığını satış bedeli olarak verdiği senetler nedeni ile borçlu olmadığının tesbiti ile takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, aracı satan ... olduğunu ve davacının ödemede bulunmadığını, diğer davalı ...'nın senedi ciro yoluyla takibe koyan kişi olduğunu savunarak ... için husumetten, ... için ise esastan davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece uyulan Dairemiz 22.12.2005 tarih ve 2005/13629-19043 sayılı bozma ilamı ile 6.3.2007 gün ve 2006/15657-2007/2943 sayılı bozma ilamlarında açıkca; davalılardan ...'nın davaya konu edilen senedin son hamili olduğu, ...'nın bu senedi iktisap ederken bile bile kendi zararına hareket ettiğini davacının ispat etmesi gerektiği, yine davacının kendi akdi olan ...'e karşı ileri sürebileceği defileri ...'ya karşı ileri süremeyeceği belirtildikten sonra, mahkemenin davalı ...'nın davacı ile diğer davalı arasında geçersiz
2009/3776-9212
satış ilişkisini bilebilecek durumda olup, olmadığı hususunun araştırması ve bu yönde taraflardan delilleri sorulup toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu açıklandıktan sonra, davacının davalının kötüniyetli olduğunu ancak yazılı belgelerle kanıtlayabileceği ve bu konuda yazılı delil sunamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtelim ki, davacının dayandığı maddi vakıa, hukuki fiil niteliğinde olduğundan , tanık dahil her türlü delil ile bu iddianın isbatlanabileceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle dinlenen tanık beyanları değerlendirilerek, gerektiğinde ayrıntılı beyanları alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.