MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, davalının murisleri hakkında senede dayalı olarak icra takibi yapıldığını ancak herhangi bir borcun bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddi ile % 40 tazminatın davacılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında İİK.nun 72.maddesi uyarınca hakkında icra takibinde bulunulan borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için borçlu lehine ihtiyati tedbir kararı verilip, bu karara infaz edilmesi gerekir. Somut olayda ihtiyati tedbir kararı verilip, infaz edilmemiştir.Davalı lehine tazminatın koşulları oluşmamıştır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
2009/3812-10713
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca , mahkeme kararının hüküm başlıklı bölümünün 1 nolu bölümünün tümden hükümden çıkarılmasına, mahkeme kararının bu şekilde düzeltilmesine, hükmün düzeltilmiş ... bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy