MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı apartmanın artezyen suyu kullandığını ve kanalizasyon şebekesine aktardığını, bu nedenle atık su bedelinden sorumlu olduğunu, buna rağmen bedeli ve faizini ödemediğini, icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, atıksuyun 1.1.1994 tarihinden 2.1.2004 tarihine kadar ÇTU kapsamında kaldığını, atıksu bedeli istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının atıksu bedeli ve temerrüt faizinden sorumlu olduğu kabul edilerek ve bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mehkemenin de kabulünde olduğu üzere artezyen suyu kullanan ve oluşan atıksuyuda kanalizasyon şebekesine veren davalı atıksu bedelinden sorumludur. Öte yandan atıksuya ilişkin fatura düzenlenip tahakkuk yapılması halinde atıksu bedelinin temerrüt faizinden sorumlu olmasıda gerekir. Davacı tarafından dosyaya sadece borç döküm listesi sunulmuş, ancak listede yer alan dönemlerde fatura düzenlendiği ve tahakkuk yapıldığı iddia ve ispat edilmemiştir. Oysaki fatura düzenlenmemesi ve tahakkuk yapılmaması halinde temerrüt faizinden söz edilmesi olanaksızdır. Bu itibarla davacı ancak icra takibinden itibaren temerrüt faizi talep edebilir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek birikmiş faize ilişkin talebi de kabul etmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiği gibi, davacı İZSU Yönetim Kurulunun 4.10.2007 tarihli kararı ile gecikme faiz oranının aylık %2 olarak uygulanması kabul edilmesine ve davacı idare icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %2,5 faiz uygulanmasını istemiş olmasına göre, mahkemece itirazın iptali denmek suretiyle takipten sonra aylık %2 yerine %2,5 faiz uygulanmasına karar verilmiş olması da kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre davalının vekalet üceretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bent gereğince de davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.