MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki ticari şirket (fesih işlemli) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 1.10.2000 tarihinde davalı ile Marangoz ve ahşap oyma atölyesi işi için adi ortaklık kurduklarını, davalının idareci ortak olduğunu, ...’da yaptıkları ... için alacakları olan 6.554,00 YTL nin tahsili amacıyla kendisine vekaletname verdiğini, ancak arkasından azledip borcun ödendiğini söyleyip, sözleşmenin 8. maddesine aykırı olarak bütün eşyaları alıp başka bir yerde aynı işi yaptığını, davalının cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek adi ortaklığın feshi sermaye payı ve tahsil edilen paradan payına düşenin tahsilini, cezai şartı ve diğer alacaklarının faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı,davacı ile adi ortaklığın bulunmadığını,davacının ara sıra ... yerine gelip ücret karşılığı çalıştığını , bütün ödemeleri kendisinin yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, adi ortaklığın feshi ile 5.177,00 YTL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin, davalının temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine ilişkin 27.3.2007 tarihli kararı usul ve yasaya uygun olduğundan bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanması gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Taraflar arasında düzenlenen 1.10.2000 tarihli yazılı sözleşme gereğince tarafların adi ortak oldukları sabittir.Davacı davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ileri sürerek ortaklığın feshi, cezai şart ve alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Sözleşmenin 8. maddesi gereği kusurlu olan ortağa tazminat ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. Yanlar arasında düzenlenen sözleşmenin 8. maddesinde "Her iki taraf aynı işi, aynı yer haricinde yaptığında ortak sayılmış olacak, tek taraflı yapılmayacak yaptırmayacak, başka bir yerde ortaklık veya aynı işyeri açmayacak, çalışmayacak başka bir şahsa ortaklığını devretmeyecek, kendi kusuru nedeniyle veya kasten işyerini 6 ay (hastalık, tutukluluk veya ölüm gibi haller hariç) kapanması gibi durumlarda kusurlu olan ve bu maddesinin tümüne aykırı hareket eden hiçbir hak talep etmemekle beraber karşı tarafın avukat ve adi masraflarını kabul etmek kaydıyla 5000 dolar engeç üç ay içerisinde karşı tarafa tazmin etmekle mükelleftir." kararlaştırması bulunmaktadır.
Mahkemece sözleşmede kararlatırılan cezai şartla ilgili işlem reddedilmişse de, 8. maddesinde kararlaştırılan cezai şartın koşullarının, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği üzerinde durulmadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırılan cezai şart üzerinde durulmuş, 8. maddedeki cezai şart ile ilgili bu değerlendirme yapılmamıştır. Öyle olunca mahkemece ortaklığın feshinde davalının kusurlu olduğunun saptanması halinde sözleşme gereği cezai şarta hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken bu talebin gereği gibi değerlendirilmeksizin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
4-Davacı dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş olup bu konuda karar verilmemiş olması da bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine ilişkin 27.3.2007 gün 429-129 sayılı kararının ONANMASINA; 2. bent gereği davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 3. ve 4.bentler gereğince temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 209.60 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 8.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.