MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca davacı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan alıp kullandığı kredi kartı borcunu ödeyemediğini, temerrüde düştüğünü, davalının hakkında takip başlattığını, 4822 sayılı yasadan yararlanmak amacıyla davalı ile aralarında 4.4.2003 gününde sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme hükümleri gereğince 2.227.000.000 TL olan borcun 185.000.000 TL taksitle 12 ayda ödeneceğinin, taksitlerden herhangi birinin ödenmemesi halinde de takip talepnamesindeki şartların aynen geçerli olacağının kararlaştırıldığını, taksitleri ödeyemediğini, davalının da icra dosyası üzerinden takibi devam ettirdiğini, sözleşmedeki "takip talepnamesindeki şartların aynen geçerli olacağı" na ilişkin şartın haksız şart olduğunu ileri sürerek borçsuzluğun tespitine fazla ödenen paranın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-7 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe giren 5915 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında kanunun "GEÇİCİ Madde 5-31/5/2009 tarihi itibarıyla, kart çıkaran kuruluşlarca ya da varlık yönetim şirketlerince, kendisine ödeme için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış ya da 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde üçüncü, dördüncü veya beşinci grup krediler ve diğer alacaklar içerisinde sınıflandırılmış kredi kartı borcu bulunan kart hamilleri Kanunun yayımı tarihinden itibaren altmış gün içerisinde ilgili kredi kartını çıkaran kuruluşa ya da kuruluşun avukatlarına veya 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren varlık yönetim şirketine ya da ilgili şirketin yetkilendirdiği temsilcilerine yazılı olarak, güncel tebligat adreslerini de belirtmek suretiyle müracaat ederek, ikinci fıkrada belirlenen usule göre hesaplanacak borçlarını üçüncü fıkradaki koşullardan birine göre ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde, düzenlenecek ödeme plânını imzalamaları şartıyla, icra takibine konu olmuş ise takip, dava masraf ve harçlarını ve nispi kanuni vekalet ücretinin yüzde yirmibeşini de kabul edilen plan çerçevesinde ödeme hakkına sahip olurlar." Düzenlemesi getirlmiştir.
Öyle olunca mahkemece davacının usulüne uygun süresinde başvuruda bulunduğunun anlaşılması halinde 5915 sayılı yasanın geçici 5.maddesi gereğince araştırma yapılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte acıklanan nedenle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy