MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankanın garantörlüğü altında bulunan ... Konyaaltı plajı arkası ... köyü ... mevkii E blok 6. kat 20 nolu daireyi satın aldığını, satış bedelini ödediğini, dairenin yapılıp teslim edilmediğini ileri sürerek ödediği bedelin USD karşılığının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, garantör sıfatı ile hareket ettiğini, daireyi yapacak firmanın inşaatları yapamadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 13.566,50 YTL’nin dava tarihinden itibaren değişken reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, 2008/12329-görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet ; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda, davacının, davalı bankanın garantör olarak satışa sunduğu inşaattan bir adet daire satın aldığı anlaşılmakta olup, daire satımından dolayı uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında olduğu, bu itibarla uyuşmazlığın çözüm yerinin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer, davalının tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer, davalının tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 28.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.