MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,10.08.2006 tarihli harici satış sözleşmesi ile 321 parselde kayıtlı taşınmazı davalı şirketten satın aldığını, bu sözleşme gereği Şekerbank ... şubesine ait 0000006 seri nolu 25.09.2006 keşide tarihli 13000 TL bedelli, 0000007 seri nolu 25.10.2006 keşide tarihli 13000 TL bedelli, 0000008 seri nolu 25.11.2006 keşide tarihli 13000 TL bedelli 3 adet çekleri davalı şirketin yasal temsilcisi olan ... teslim ettiğini, davalı tarafın taşınmazın tapusunu devretmediğini, aralarındaki sözleşmenin geçersiz olması nedeni ile çeklerinin iade edilmesi gerektiğini, çeklerinin iade edilmediği gibi çeklerin 3.kişilere davalı şirketin yetkilisi tarafından ciro edildiğini aleyhine başlatılan icra takipleri ile öğrendiğini, 25.09.2006 keşide tarihli ve 25.10.2009 keşide tarihli çekler nedeni ile aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle icra tehditi altında çekleri ciro ile alan 3.kişiye ödeme yaptığını, satış sözleşmesindeki edimini davalının yerine getirmediğinden, çekler nedeni ile 3.kişiye yaptığı ödeme kadar davalının zenginleştiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3. kişiye ödediği 13000 YTL nin ödeme tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir
Mahkemece, dava konusu çeklerin harici taşınmaz sözleşmesine dayalı olarak davalı şirkete verildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, davalı şirket yetkilisinin de çeklerin davacıdan olan alacakları nedeni ile verildiğine dair yemin ettiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 10.08.2006 tarihli harici gayrimenkul satış sözleşmesi yapıldığı, davalının bu sözleşmeye müsteniden taşınmazın devrini gerçekleştirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu husus taraflarında kabulündedir. Davacı bu sözleşmeye müsteniden davalıya 3 adet çek verdiğini bu çeklerin iade edilmediği gibi davalı şirket temsilcisi tarafından da 3. kişilere ciro edilmek suretiyle ödendiğini belirterek bu bedelin davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket, savunmasında kendilerine dava konusu çeklerin verilmediğini savunmaktadır. 10.08.2006 tarihli harici düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde satış bedeli olarak 380.000,00 YTL üzerinde anlaşıldığı, bunun 250.000 YTL sinin peşin ödeneceği bakiye bedel 130.000 YTL içinde 10 adet çek verileceği yazılı olduğu gibi dosyaya ibraz edilen çeklerinde her birinin 13000 YTL olduğu ve davalı satıcı şirket yetkilisi tarafından 3.kişilere ciro edildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket yetkilisi bu çeklerin alındığını kabul etmekle birlikte satış ilişkisi nedeni ile değil, başka bir hukuki ilişki nedeni ile verildiğini savunmuştur. Davalı bu iddiasını yasal delillerle kanıtlamalıdır. Davada ispat yükü davalı tarafa aittir. Davalı iddiasını ispat için herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Hal böyle olunca dava konusu çekin taşınmaz satış sözleşmesine müsteniden davalı şirket yetkilisine verildiğinin kabülü ile davacı tarafça 3.kişiye ödenen bedelin istirdatına karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.