MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ... ...'ın davalı Bankadan aldığı krediye kefil olduğunu, borç ödenmeyince hakkında icra takibi yapıldığını öne sürerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalıdan kredi alan dava dışı ... ...'a kefil olarak kredi sözleşmesini imzaladığını belirterek, menfi tespit talepli bu davayı açmıştır. 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 Sayılı TKHK'nun 10.maddesinde, tüketici kredisi düzenlenmiştir. Oysa davacının kefil olduğu sözleşme tüketici kredisi olmayıp, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooparatiflerine ilişkin kredidir. Şu halde, Yasanın 10.maddesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davaya bakmaya Genel Mahkemeler görevli olduğuna göre, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esasına girilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 2.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.