MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazı kardeşi davadışı ... ile birlikte satın alıp üzerine birlikte ev yaptıklarını, davalının ... aleyhine dava açarak müdahalenin men'i ne dair karar aldığını belirterek davalıya ödediği satış bedeli 11.000 DM'ın denkleştirici adelet ilkesi gereği ulaştığı değer olan 15.000 YTL ile inşaatın yapımı için harcadığı 10.000 YTL toplamı 25.000.00 YTL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın satışı hususunda dava dışı ... ile anlaştığını, satış bedelinin tam olarak ödenmemesi üzerine men'i müdahele davacı açtığı, davacı ile bir ilgisinin olmadığını, davacının dava dışı ... adına ödeme yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının taşınmazı dava dışı ...'ye sattığı, davacının ödemeleri adına yaptığı ...'den talep edebileceğı davacının sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya ait taşınmazı satın alıp 11.000 DM satış bedeli ödediğini, davalıdan bu hususta teminat olarak davalı tarafından yazılan iki adet belge aldığını ileri sürmüş, davalı ise 12.3.2007 tarihli dilekçe ile davacının ... adına satış bedelinin yarısını ödediğini, bunu tevsik etmek içinde bono verdiğini savunmuştur. Davacı tarafından sunulan ve itraza uğramayan senet fototopisinde 2.000 DM verdim yazısı ile davalının aldığıma dair ibaresi ve imzasının bulunduğu 23.10.1999 ödeme tarihli senette ise davalının 9.000 DM ödeyeceği belirtilmiş ve ayrıca "işbu senet satmış olduğum evin %50'si için aldığım bedel için
2009/4677-12558
verilmiştir" ibaresinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı bu yazıların kendisi tarafından yazıldığını kabul etmektedir. Davacının iddiası ile, davalının davacıdan para aldığına dair savunması ve davacının iddiasını doğrulayana ve davalıca itiraz edilmeyen senetler karışsında davacının davalıdan satın aldığı taşınmaz için davalıya ödemede bulunduğu ve bu nedenle husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece davacının dava açma hakkı olduğu kubul edilerek işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.