MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yatalak ve kimsesiz olan davalının bakımını 6.11.1995 tarihinde üstlendiğini, davalının taşınmazını 12.7.1996 tarihinde intifa hakkını uhdesinde tutarak kendisine bedeli mukabilinde sattığını, davalının ... ... davranışları nedeniyle bakım işinin 7.6.2000 tarihinde son bulduğunu, akabinde davalının açtığı dava sonunda tapunun iptal edilerek davalı adına tescil edildiğini, davalıya baktığı süre içinde davalının bakım ücretini ödemediğini ileri sürerek bakım ücreti olarak 20.000 TL ile 3000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, kendisine ölünceye kadar bakması karşılığında evini davacıya verdiğini, Bağkurdan aldığı emekli maaşınıda alması için davalıyı vekil tayin ettiğini, davacının bankadan her ay aldığı maaşının yarısını bakım ücreti olarak alıp diğer yarısınıda kendisi için harcadığını, davacının bankadaki hesabında bulunan parayıda istemesi ve bunu reddetmesi nedeniyle davacının bakım işini bıraktığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıdan bakım ücretini almadığı gerekçesiyle 15.934,16 TL'nin davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının 6.11.1995 tarihi ile 7.6.2000 tarihleri arasında davalının bakınını yaptığı, davalının 12.7.1996 tarihinde kendisine ait taşınmazın intifa hakkını uhdesinde tutarak tapuda satış göstermek suretiyle davacıya devrettiği ve akabinde davacının bakını sonlandırması üzerine davalı 2009/4686-12560
tarafından davacı aleyhine tapu iptal davasının 27.10.2000 tarihinde açıldığı ihtilafsızdır. Tapu iptal tescil davasında yapılan yargılama sonunda taşınmazın satışı için bir neden bulunmadığı, satışın gerçek iradeyi yansıtmadığı, davalının ölünceye kadar bakılacağı telkini ile davacı tarafından kandırılarak yapıldığı gerekçesiyle satışın iptali ile davacı adına olan kaydın iptaline karar verilerek Yargıtaydan geçmek suretiyle 12.2.2005 tarihinde kesinleştiğide sabittir. Eldeki davanın konusu, davacının bakımı gerçekleştirdiği dönem için davalıdan bakım ücretini alıp almadığı ve manevi tazminatın koşullarının oluşup oluşmadığıdır. Davalı, bankaya yatırılan maaşını vekaletle çeken davacının 1/2'ni bakım ücreti olarak aldığını savunmuş, davacı ise davalının maaşını bankadan kendisinin aldığını ve ancak davalıya verdiğini iddia etmiştir. Bu durumda davacının, bankadan aldığı davalıya ait maaşları davalıya tam olarak ödediğini yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Oysaki dosyaya bu hususla bir delil sunulmadığı gibi, tapu iptali tescil davasında dinlenen bir kısım davalı tanıklarıda davacının bakım karşılığında ücretini aldığını beyan etmişlerdir. Tüm değinilen bu hususlar ile tapu iptal davasındaki mahkemenin gerekçesi karşısında davacının bakım ücretini davalıdan aldığının ve herhangi bir alacağının bulunmadığının kabulü zorunludur. öteyandan 6.11.1995 ile 7.6.2000 tarihleri arasında belirlenen bakım ücretinin dava tarihi itibariyle güncellenmeside olanaklı değildir. Hal böyle olunca mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığını, 14,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 205,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 3.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.