MAHKEMESİ:Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının dava dışı ... ile banka arasında imzalanan 26.11.2004 tarihli tüketici kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabı keserek asıl borçlu ve kefile ihtar çektiklerini, asıl borçlu hakkında icra takibi başlattıklarını, takip kesinleştikten sonra asıl borçluya ait haczi kabil mal bulunamadığını, 09.08.2008 tarihli haciz tutanağı ile bu durumun tespit edildiğini, haciz tutanağının kesin aciz belgesi niteliğinde olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.909,70YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,asıl borçlu hakkındaki takibin kesinleşmemiş olduğu,tüm yasal yollar bitirilmeden davalı kefil hakkında dava açılmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı banka, kendilerinden tüketici kredisi kullanan dava dışı asıl borçlu ...’in borcunu ödemediğini, hakkında yapılan takipte haczi kabil mal bulunamadığını ileri sürerek 8.909,70YTL alacağın faizi ile birlikte davalı kefilden tahsili istemiyle bu davayı açmıştır.Mahkemece işin
esasına girilerek asıl borçlu hakkındaki takibin kesinleşmediği, asıl borçlu hakkında tüm yasal yolların tüketilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öyle olunca dava değeri olan 8.909,70YTL üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki;bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 436/2.maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’başlıklı bölümünün 3 nolu bendinde yazılı “…220,00…”YTL’nin karardan çıkartılarak yerine “1.069,16” YTL yazılmasına,kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 8.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy