... vekili avukat ... ile 1-... San. Ve Tic. A.Ş, 2-... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.9.2005 tarih ve 443-372 sayılı hükmün Dairenin 24.3.2008 tarih ve 2006/3463-2008/3997 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraflar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, 1981 yılından itibaren davalı şirkete hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti verdiğini, 1989 yılı ocak-temmuz ayları arasında 27.000.000 TL, 2001 yılında 10.000.000.000 TL, 1997 yılı dahil 2002 yılı sonuna kadar avans niteliğinde olmak üzere toplam 40.190.911.713 TL ve 1997 yılında da 50.000 Dolar ödeme yapıldığını, yazılı avukatlık ücret sözleşmesinin bulunmadığını, davalı şirketten 450.000 Dolar daha vekalet ücreti alacağı bulunduğu konusunda davalı ile karşılıklı mutabakata varılmasına rağmen, şirketin ekonomik durumunun iyi olmaması nedeniyle ödemenin ertelendiğini, Avukatlık Kanununun 164. maddesi gereğince ücret anlaşmazlığının çıktığı tarih olan 27.6.2003 tarihi itibariyle Dolar üzerinden açılan davaların değerinin 8.150.973.449.850 TL, Türk Lirası üzerinden açılan davaların değerinin ise 40.706.882.198.398 TL olduğunu, bu miktarların %5'i ile %15'i arasındaki oranlar üzerinden hesaplanacak olan vekalet ücretlerinin ödetilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 75.000.000.000 TL ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiş, 12.4.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 889.100.500.000 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı, vekalet ücreti alacakları için söz konusu olan beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığını, bu durumda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin uygulanması gerektiğini savunarak, davanın gerek zamanaşımı gerekse esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından takip edilen davaların değerleri üzerinden, 1136 sayılı kanunun 5043 sayılı yasa ile değişik 164/4. maddesi gereğince resen yapılan hesaplamaya göre, davalılardan ... Ticaret A.Ş. yönünden 782.000.000.000 TL, ... yönünden ise, 30.340,00 YTL vekalet ücreti alacağının 4.8.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 73.760,50 YTL vekalet ücretinin ise 4.8.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiş, dairemizce 24.3.2008 gün ve 2006/3464-2008/3997 sayılı kararı ile" ... Davalı ... Makine San. Ve Tic. A.Ş. hakkında ... 12. Asliye Ticaret mahkemesinin 2005/833 E. Ve 2006/656 K. Sayılı kararı ile iflas kararı verildiğinden İİK.nun 194. maddesi
gereğince ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya ertelenmesi kararı verilmesi" gerekçesiyle bozulmuş, bu kez her iki taraf karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin dışındaki sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2-Dairemizin 24.3.2008 gün ve 3464-3997 sayılı ilamı ile davalı şirket hakkında ... 12. Asliye ticaret Mahkemesinin 2005/833 E. Ve 2006/656 K. Sayılı dosyası ile 7.12.2006 tarihinde iflas kararı verildiği ve bu nedenle İİK.nun 194. maddesi uyarınca davanın ikinci alacaklılar toplantısının 1O gün sonrası bir tarihe kadar durmasına karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş ise de, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Davalı şirket hakkında verilen iflas kararı Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 21.6.2007 tarih ve 2007/2503-6486 sayılı kararı ile bozulmuş, karar düzeltme istemi aynı dairenin 3.4.2008 gün ve 1488-3413 sayılı ilamı ile reddolunmuş ve bu haliyle bozma kesinleşerek iflas davası redle sonuçlanmıştır. Bu durumda tarafların karar düzeltme istemlerinin kabulüyle Dairemizin 24.3.2008 tarihli 3464-3997 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı, eldeki davada, davalıların 1981 yılından bu yana davalıların vekili olup, işlerini takip ettiğini, 1997 yılında o zamana kadar takip ettiği tüm davalar için 500.000 dolar ödemeyi kabul etmelerine karşın sadece 50.000 dolar ödendiğini, bir kısım ödemeler karşılığı çek verildiğini, ne var ki, bunlarında ödenemediğini, davalıların taraf olduğu pek çok davayı takip ettiğini, bunlardan ücret ödenmeyen dosyalar nedeniyle kendisinin alacaklı olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak kaydıyla 75.000.000.000 TL tahsilini istemiş, daha sonra davasını kesinleşen dosyalara hasrettiğini açıklamış ve 12.4.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle de talebini 889.100.500.000 TL'ye çıkartmıştır. Taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmamaktadır. Yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı hallerde Avukatlık Kanununun ilgili 163 ve 164. maddesi hükümlerinin irdelenmesi ve bu maddeler uyarınca vekalet ücretinin saptanması gerekmektedir. 1136 Avukatlık Yasası 'nın 4667 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önce, yazılı ücret sözleşmesi yapılmamış olan hallerde 163. maddenin son fıkrası uyarınca asgari ücret tarifesi uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm uyarınca avukatlık ücret sözleşmesi bulunmayan, ya da geçersiz olan hallerde Avukatlık asgari ücret tarifeleri uygulanmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatları da bu yöndedir. 4667 sayılı yasa ile Avukatlık Yasası'nın 164. maddesinin 4. fıkrasında değişiklik yapılmış ve 2.5.2001 gününden geçerli olmak üzere "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu hallerde, değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır. Değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde ise asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın sonucuna ve avukatın emeğine göre değişmek üzere ücret anlaşmazlığı tarihindeki dava değerinin yüzde beşi ile yüzde onbeşi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir." Hükmü getirilmiştir. Yanlar arasında ücret kararlaştırılması bulunmadığına göre 2.5.2001 tarihinden önce başlayan hukuki yardımlarda avukatlık asgari ücret tarifesinin dikkate alınması, bu tarihten sonrakiler için ise dava değerinin % 5'i ile 15'i arasında bir miktarın avukatlık ücreti olarak hesaplanması gerekir.
Somut olayda; Davacı avukatın ... Sulh hukuk Mahkemesi'nin 1996/103 E. Ve 2000/818 K. Sayılı dava dosyasında 18.12.1995 tarihinde açılmış bulunan izale-i şüyu davası sonucunda hissedar bulunan ... ve ... Sanayi ve Tic. AŞ'yi temsilen davacı avukatın katılıp sonuçta ortaklığın giderilmesine karar verildiği ve kararın 13.12.2000 tarihinde kesinleştiği, böylelikle bu dosya nedeniyle Davacı avukatın o tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hak kazandığı anlaşıldığından bu miktar üzerinden, yine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/421 E. Ve 2002/224 K. Sayılı dava dosyasında da birleşen 2000/718 E. Sayılı dava dosyasının birlikte görülerek sonuçlandırıldığı, asıl davada Dava dışı ... endüstrisi Tic. A.Ş. tarafından Meksan aleyhine açılan Tapu iptal ve tescil davasının görüldüğü,bu dosyada davanın harca esas değerinin 200.000.000.000 TL olduğu, birleşen 2000/718 E. Sayılı dava dosyasında ise, Davacının ... Endüstrisi ve Ticaret A.Ş., Davalısının ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olup, davalı adına olan hissenin iptaliyle davacı adına tescili ve 300.000 USD cezai şartın tahsili talepli olup, harca esas değerinin yine 200.000.000.000 TL olduğu davanın redle sonuçlandığı karar düzeltme aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu dosya için de hukuki yardımın yapılmaya başlandığı 2000 yılı itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Yasası'nın 163. maddesi uyarınca Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca nisbi ücret hesaplanmalıdır. Mahkemece her iki dosya için az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda avukatlık asgari ücret tarifeleri uyarınca hesaplama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair karar düzeltme istemlerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 24.3.2008 gün ve 2006/3464-3997 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.