MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ... davasının reddine diğer davacıların davalırının kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ... ve davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Davacılar vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı ile kardeş olduklarını, murislerinden kalan taşınmazın rayiç değerden satışı için davalıya 21.2.2005 tarihinde vekaletname verdiklerini, davalının 2005 yılı Mart ayında 40.000,00 YTL ye sattım diyerek paya isabet eden 6.600,00 YTL yi kendilerine verdiğini, ancak davalının bu yeri oğluna 2.3.2005 tarihinde 40.000,00 YTL ye satım gösterip , sonrasında onun 13.4.2005 tarihinde 90.000,00 YTL ye 3. şahsa sattığını öğrendiklerini,gerçek satımın bu satış olduğunu ileri sürerek paylarına düşen 8.400 er YTL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı değerinin altında satın almak için taşınmazın diğer hissedarlarının kendisini tehdit ettiğini, bu nedenle önce oğluna satım gösterdiğini, sonrasında asıl almak isteyenlere 40.000,00 YTL ye sattıklarını, ancak diğer hissedarların dava açmasını önlemek için tapuda değerin yüksek gösterildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ... ‘un davasının reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı ... ile davalı tarafından temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, davacı ...’a yemin teklif etmiş, davacı ... davalının taşınmazı rayiç değere oğluna satmasına karşı çıkmadığını, yabancıya gitmez diye düşündüğünü söylemiş olmasına karşın mahkemece 40.000,00 YTL ye satış yapılmasını davacının kabul etmiş olduğuna dayanılarak bu davacı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Oysa davacıların hepsi rayiç değerin 40.000,00 YTL olduğunu ve bu miktara satıldığını kabul ederek paylarını almış, sonrasında davalının 90.000,00 YTL ye satış yaptığını öğrendiklerini bildirerek eldeki davayı açmışlardır. Davalı da gerçek satışın oğlu tarafından yapılan 2. satış olduğunu kabul etmektedir.Hal böyle olunca bu davacı hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının sair temyiz taleplerinin reddine, 2. bent gereği temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 625.00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 1.020.80 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ...'a iadesine, 4.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy