1-..., ..., ..., ..., ..., ... 2-... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında Niksar Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 5.12.2007 tarih ve 108-552 sayılı hükmün Dairenin 20.10.2008 tarih ve 6733-120022 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar vekili, davacı ... ile diğer davacıların murisi ... 18.2.1986 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile davalı adına kayıtlı 279 parsel numaralı taşınmazın 22 dönümünü davalıdan satın alıp karşılığında 12.000.000 TL karşılığı 48.000 DM ile 10.000.000 TL karşılığı 40.000 DM'ını davalıya ödediklerini, ancak taşınmazın 21.12.1993 tarihinde cebri satış sonucu dava dışı şahsa satıldığını ileri sürerek taşınmazın dava tarihindeki reel değeri olan 66.000 YTL'nın, bunun mümkün olmaması halinde ise ödenen 88.000 DM'ın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, aksi durumda ise sadece 22.000.000 TL'nın talep edilebiliceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair mahkemenin ilk kararının davacılar yararına bozulması üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda davacıların ödediği 22.000.000 TL'nın ifanın imkansız hale geldiği 21.12.1993 tarihinde denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı değer olan 660,59 YTL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine hükmün onanmasına dair dairemiz kararına karşı bu defa davacılar karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK.nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazının reddi gerekir.
2009/5262-7285
2-Davalının kendi adına kayıtlı bulunan 479 parsel numaralı taşınmazın 22 dönümünü 18.2.1986 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile satışını davacılara vaad edip bedelini aldığı uyuşmazlık konusu değildir. Her ne kadar dosya da tedavüllü tapu kayıtları mevcut değil ise de, satış vaadi sözleşmesi ve dosyada bulunan bilgi ve belgelerden sözleşme anında taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı adına tapuya kayıtlı bulunan taşınmazın noterde yapılan satışı geçerli olup, esasen mahkemece de sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Sözleşme geçerli olunca da davacılar dava konusu taşınmazın akdin ifasının imkansız hale geldiği 21.12.1993 tarihindeki raiç değerini isteyebilirler. Mahkemece dava konusu taşınmazın 21.12.1993 tarihindeki raiç değeri tesbit edilerek, 5.12.2007 tarihli hükümle karar altına alınan miktarın altında olmamak üzere (o miktarın davacı lehine usülü kazanılmış hak oluştırması nedeniyle) tesbit edilecek raiç değerin tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu hususu gözardı ederek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olduğundan davacıların bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacıların ikinci bentte açıklanan karar düzeltme itirazlarının kabulüne, dairemizin 20.10.2008 gün, 2008/6733 esas, 2008//12022 karar numaralı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının ikince bentte gösterilen nedenle davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy