MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kendisi adına taşınmaz mal satın alması için davalıya vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletname ile dava dışı ... Mal Müdürlüğünden 32 adet taşınmazı satın aldığını, adına yatırılan teminat bedellerini geri alması konusunda ise bir yetki vermediği halde davalının 16.519,75 YTL teminat bedelini de dava dışı Mal Müdürlüğünden geri aldığını ve kendisine iade etmediğini ileri sürerek, 16.519,75 YTL teminat bedeli ile 21.917,17 YTL işlemiş faizi olmak üzere toplam 38.436,42 YTL alacağının yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresini dolduğunu, teminat bedellerinin kendisi tarafından yatırılmış olması nedeniyle iadesinin talep edilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde ise vekaletten doğan ücret alacağının dava değerinden mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 16.519,25 YTL asıl alacak ile bu alacağın dava tarihine kadar işlemiş yasal faizi olan 22.486,37 YTL ile birlikte toplam 39.005,62 YTL üzerinden, davalının alacaklı olduğu 5.515,80 YTL’nin mahsubundan sonra kalan 33.489,82 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, açmış olduğu davada toplam 38.436,42 YTL alacağının tahsilini talep etmiş olup, mahkemece davanın 33.489,82 YTL’lik kısmının kabulüne karar verildiği halde, reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davada vekille temsil edilen davalı yararına 594,00 YTL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekalet ücretine karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece hükmedilen 33.489,82 YTL’lik toplam alacak miktarı, asıl alacak ile asıl alacağa ödeme tarihinden dava tarihine kadar yürütülen yasal faiz toplamından oluştuğundan, hüküm kısmında “33.489,82 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulmakla, faiz alacağına tekrar faiz yürütülmüş olduğundan, bu durum B.K.nun 104/son maddesinde düzenlenen “faize faiz yürütülemez” hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (1) no’lu bendinin 4. ve 5. satırlarında bulunan, (...33489,82 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ile davacıya verilmesine) sözlerinin karardan çıkarılarak yerine (...33489,82 YTL’nin davalıdan tahsiline, asıl alacak olan 16.519,25 YTL’ye dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine) sözlerinin eklenmesine, yine aynı bölüme ayrı bir bent halinde (Davalı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 594,00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 322.00 TL temyiz harcının iadesine, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy