MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit, istirdat davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı şahsın davalı bankadan kullandığı tüketici kredisi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine davalı bankanın icra takibi başlattığını, oysaki sözleşmede kefalet miktarının belli olmaması nedeniyle sözleşmenin geçerli olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin, sözleşmenin geçerli olduğundan bahisle davanın reddine dair ilk kararının davacı temyizi nedeniyle dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılamada davanın kabulüne ve davacının icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiş olup; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava dilekçesinde davalı bankaya borçlu olmadığının tesbitini istemiş, ancak dairemizin bozma kararından önce verdiği 14.9.2007 tarihli dilekçe ile davalıya 8.360.95 YTL ödediğini, bu miktarın istirdadını talep etmiş ve bu talebini bozma sonrası son duruşmada da tekrarlamış ve parayı ödediğine dair birtakım belgeler sunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki başlangıçta menfi
2009/5381-13376
tesbit davası olarak açılan davada, davacı tarafça ödenen bir bedel olursa davanın, davacı talebi istirdat davası olarak görülmesi yasal zorunluluktur. Davacıda bu yönde talepte bulunmuş ve dosyaya ödemelere ilişkin olduğunu iddia ettiği belgeler ibraz etmiştir. Bu durumda davacıdan ödemelere ilişkin delilleri sorulmalı, davacının ödeme yapıp yapmadığı davalı bankadan da sorularak ve gerekirse banka kayıtları üzerinde bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 358.42 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 72.90 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.