MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, eşi ...’i 19.12.2006 tarihli trafik kazası sonucu kaybettiğini, olay nedeniyle ... ... isimli üçüncü kişi ile aralarında tazminat alacağının takibine ilişkin davalıyı kendisine vekil olarak atadığını, davalının ... ...’ dan 23.000,00 YTL değerinde bono aldığını ve bunu tahsil ettiği halde bedeli ödemediğinden, 23.000,00 YTL.nin faizi ile ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafın tazminat davalarına baktığını, sigortadan ve ... ... mirasçılarından anlaşma neticesinde, 57.000,00 YTL sigortadan, 23.000,00 YTL ... ... mirasçılarından olmak üzere toplam 80.000,00 YTL para tahsilini sağladığını, 6 değişik avukatlık işi yaptığını, kendi hesabına göre 8.000 YTL vekalet ücreti ile 4.500 YTL masrafı olduğunu, mahkemenin emredeceği miktarı depo etmeye hazır olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın belgeleri, davalının ikrarı gözönüne alınarak, davalı avukatın davacıların vekili olarak karşı taraftan tahsil ettiği paraları davacılara ödemesi gerekirken ödemediği belirtilmekle, davacı tarafın fazlaya dair hakları saklı tutularak davanın kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2009/5436-10557
2-Davalı avukatın, davacının vekili olarak yaptığı işler nedeniyle, 3.kişiden 23.000.TL. tahsil ettiği dosya içeriği ile sabittir. Davalı avukat, Borçlar Kanunu'nun 392. maddesi gereğince işin hesabını vermekle yükümlüdür. Diğer bir deyişle, tahsil ettiği meblağı davacıya ödemek zorundadır. Ne var ki, takip ettiği tüm işler nedeniyle davacıdan vekalet ücreti alacağı olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalının bu işler nedeniyle ne kadar vekalet ücreti alacağı olduğu, tarafların delilleri de toplanmak suretiyle belirlenip davacı alacağından mahsup edilmesi gerekirken, mahsup işlemi yapılmaksızın hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.