... vekili avukat ... ile ... Büyükşehir Beld. Baş. Vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 8.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.12.2007 gün ve 75-322 sayılı hükmün Dairemizin 7.10.2008 tarih ve 4742-11271 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraflar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, dava dışı ... A.Ş. ile en son 2002 yılında kira sözleşmesinin düzenlendiğini, o zamandan beri Büyükada İskele binası ve eklerini ihtiva eden kompleksin içinde bulunan bir adet dükkanda kiracılığının sürdüğünü, davalı Belediyenin ihtarname göndererek dava dışı ... İşletmeleri ile yapılan protokol ve özelleştirme nedeniyle taşınmazın tüm haklarının kendisine devredildiğini bildirerek taşınmazdan tahliyesini istediğini, oysa ki mecurun 6570 sayılı kanuna tabi olup, mahkeme kararı olmaksızın tahliye edilemeyeceğini ileri sürerek, muarazanın giderilmesine ve kiracılıktan doğan haklarına müdahalenin men’ine, karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı ... AŞ ye ait taşınmazların tüm haklarının 15.3.2005 tarihli protokolle özelleştirme kapsamında devralındığını, kiralananın 6570 sayılı yasa kapsamında değil, 5393 sayılı Belediye Kanununun 15.maddesi ve 2886 sayılı yasanın 75.maddesi kapsamında kaldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin süresinin bitimi ile sona ermesi, idarenin de sona eren sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmesi karşısında, idarenin yaptığı işlemlerin yasalara uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verdiği karar davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine karar davacı lehine bozulmuş, taraflar karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan her iki tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 2886 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan ihale sonucunda taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 6570 Sayılı Kanuna tabi bulunduğunu ileri sürmüş yasadaki tahliye koşulları ve mahkeme kararı olmadan tahliyenin gerçekleşemeyeceğinden bahis ile muarazanın giderilmesi isteminde bulunmuştur.Davacının dayandığı kira sözleşmesi 19.3.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. Dava konusu kiralanan alanın bulunduğu iskele tümü ile ilk maliki olan ... İşletmeleri tarafından, davalı belediyeye 15.3.2005 tarihinde devir edilmiş, yeni malik olan davalı da 23 .11.2006 tarihli ihtarname ile kiralananın 7gün içinde boşaltılmasını davacıdan istemiştir. Bir davada ileri sürülen maddi vakıaların hukuki nitelendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulup uygulamak doğrudan hakimin görevidir. (HUMK.76.md.).18.05.1955 tarihinde kabul edilen 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun 14.maddesinde “2490 sayılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanununa tabi olarak kiraya verilen gayrimenkuller hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.” hükmü bulunmaktadır.2886 sayılı Devlet İhale Kanunu; kamu kurumlarının satım, kira ve benzeri konularda yapacakları ihalelerin yöntemlerine, içeriklerine ve sonuçlarına ilişkin düzenlemeler taşımaktadırlar. Dolayısıyla; 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre kiraya verilen taşınmazların da (6570 sayılı Kanunun 1.maddesinde öngörülen koşulları taşımaları halinde), 6570 sayılı Kanun kapsamında olacaklarının ve bunlara ilişkin kira sözleşmeleriyle ilgili olarak, ancak 7.maddede tahdidi olarak sayılan nedenlerden birine dayanılmak ve ilam alınmak suretiyle tahliyenin sağlanabileceğinin kabulü gerekir.Somut olayda, taraflar arasındaki kira sözleşmesine konu taşınmazın nitelikleri itibariyle 6570 sayılı Kanun kapsamında bulunup, bulunmadığı (Kanunun 1.maddesinde öngörülen şekilde belediye teşkilatı olan yerlerle, iskele, liman ve istasyonlardaki örtülü taşınmazlardan olup, olmadığı) dosya kapsamından açıkça anlaşılamamaktadır. Öyle olunca; Yerel Mahkemece öncelikle davaya konu taşınmazın (kiralananın) 6570 sayılı Kanun kapsamında bulunup, bulunmadığı belirlenmek suretiyle, eğer anılan Kanun kapsamında ise bu kanun hükümlerine göre tahliye koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi, bu kanun kapsamında değil ise şimdi ki gibi 6570 sayılı kanun kapsamında ise davanın kabulüne dair hüküm kurulması gerekir, (Hukuk Genel Kurulunun 2009/13-289 esas, 2009/321 karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Taşınmazın 6570 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığı hususunda keşif yapılıp bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen yazılı şekilde bozulması bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, her iki tarafın karar düzeltme taleplerinin kabulü ile dairemizin bozma kararının kısmen kaldırılmasına ve Mahkeme Kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle her iki tarafın diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 7.10.2008 tarihli 2008/4742-11271 sayılı bozma kararın kaldırılmasına hükmün 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraflar lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.